vız
a. Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses.
Güncel Türkçe Sözlüka. Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses.
Güncel Türkçe Sözlüka. Vızıldama sesi.
Güncel Türkçe SözlükEkinler arasında bulunan bir böcek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüMendille oynanan bir çeşit çocuk oyunu.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüVara yoğa ağlama (çocuk için).
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir deniz hayvanı kabuğu.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKaydırak oyunu.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüDomuz yavrusu.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüTahtadan yapılma, yoyo da denilen bir oyuncak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir yerden girip, ötekinden çıkmak: Fareler vızgiç oynuyor.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇabucak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇabucak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKaçmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüLoğ ağacının loğ taşına geçen bölümü.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇok cıvık, yumuşak (çamur, yağ vb. için)
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüHuysuzluk ederek bunaltmak, sıkıştırmak: Misafirin önünde çocuk beni vızık vızık etti.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüDarda, sıkıntıda kalıp, bunalmak: Parasızlıktan vızık vızık ötüyorum.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüMızıkçılık.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüOyunda mızımak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüZevzeklik, gevezelik etmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüZevzek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSavuşup gitmek: Bana da iş buyururlar diye vızıktı gitti.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüArı, sinek vb. uçarken sürekli vızzz diye ses çıkarmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir düğmenin iki deliğinden iplik geçirip, esnete esnete döndürülerek oynanan bir oyun.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüa. Vızıldamak işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) 1. “Vız” diye ses çıkarmak: “Apansızın havada bir şey vızıldadı.” -Halikarnas Balıkçısı. 2. mec. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak: “Beni gönderecektin değil mi büyük hanım? diye vızıldadığı zaman ümidini kıracak bir şey söylemiyordu.” -R. N. Güntekin.
Güncel Türkçe Sözlüka. Vızıldanmak işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) Yakınmak, sızlanmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. 1. Vızıldama sesi: “Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu.” -Halikarnas Balıkçısı. 2. mec. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma: “Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu.” -H. E. Adıvar.
Güncel Türkçe Sözlüksf. Vızıltısı olan: “Yüzlerce sinek, arı konup kalkıyor, birkaç vızıltılı daire dönüşünden sonra hortumlarını, iğnelerini dutların ballı etlerine batırıyorlardı.” -M. Uyguner.
Güncel Türkçe Sözlük