Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

Çağbaşı

Çağbaşı

İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

"Çağbaşı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Çağbay

Çağbay   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
Çağın zengini olan kimse.

 Kişi Adları Sözlüğü

çağcıl

çağcıl

sf. 1. Çağdaş: “Kuşku yok ki çok modern, çağcıl bir roman.” -S. İleri. 2. Tekniğin, bilimin yeniliklerinden yararlanan, modern.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çağcıl" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çağcıl eğitim

çağcıl eğitim   İng. modern education 

Felsefesi, ilkeleri, kapsamı ve yöntemi ile çağa uygun eğitim.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

çağcıl oyun

çağcıl oyun   Alm. Zeitstück 

Çağların sorunları üzerinde duran ya da çağımızın havasını yansıtan oyun.

 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966

çağcıllaşma

çağcıllaşma

a. Çağdaşlaşma.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağcıllaşmak

çağcıllaşmak

(nsz) Çağdaşlaşmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağcıllaştırma

çağcıllaştırma

a. Çağdaşlaştırma.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağcıllaştırmak

çağcıllaştırmak

(-i) Çağdaşlaştırmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağcıllık, -ğı

çağcıllık, -ğı

a. Çağdaşlık.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çağcıllık, -ğı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çağçağ

çağçağ

Değirmende tanenin düzenli dökülüp öğünmesini sağlayan aygıt.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çağçara

çağçara

Çağlayan.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çağçizge yöntemi

çağçizge yöntemi   İng. chronographic method 

Halkbilim ürünleriyle olaylarının tarihsel kaynak, gelişim, evrim, yayılım, değişim ve öteki sorunlarını belirtmek ya da çözmek amacıyla başvurulan çizge yöntemi.

 BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978

çağdaş

çağdaş

sf. 1. Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır: “Daha sonrakileri ve Necip Fazıl'ın çağdaşlarını konuşmak üzere bugünkü sohbetimize son verdik.” -A. Kabaklı. 2. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, modern, asri: “Sadece toplumsal olmakla kalmayıp uluslararası ve evrensel de olan çağdaş şiirin önemi de bence buradadır işte.” -N. Hikmet.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çağdaş" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çağdaş aile

çağdaş aile

bk. çekirdek aile.

 BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975

çağdaş dans

çağdaş dans   İng. modern dance 

Çağa uygun dans.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çağdaş film

çağdaş film   İng. 1. contemporary life film, 2. contemporary film, 3. "gendai-geki" 

Sinema 1. Konusu çağımızda geçen film. 2. Çağdaş sinemanın ürünü olan yapıt. 3. Özellikle Japon sinemasında çağ filminin, tarihsel filmin karşıtı olarak günümüzün konularını işleyen film türü için kullanılan terim.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çağdaş giysi

çağdaş giysi   İng. costemporary dress 

Oyuncunun rol gereği sahne üzerinde giydiği çağın özelliklerini gösteren giysi.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çağdaş halkbilim

çağdaş halkbilim   İng. folklore today 

Araştırma ve inceleme alanı, yalnız çağımız halkbilim ürünleri olan bilim dalı.

 BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978

çağdaş mantık

çağdaş mantık   İng. modern logic 

Boole ve Frege'yle başlayıp, White-head-Russell i!e önemli bir aşama yapıp biçimsel dizgelerin incelenmesine ağırlık veren mantık çalışmalarına günümüzde verilen ad. Krş.. matematiksel mantık, simgesel mantık, geleneksel mantık,

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

çağdaş sağaltmanlık

çağdaş sağaltmanlık   İng. modern medicine 

Koruma ve sağaltım uygulamaları, yalnız bilimsel yöntemlere dayanan sağaltmanlık türü. krş. halk sağaltmanlığı, ilkel sağaltmanlık.

 BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978

çağdaş sinema

çağdaş sinema   İng. contemporary cinema 

Sinema Günümüze en yakın dönemde ortaya konulan, sinemanın en son gelişmelerini yansıtan ürünlerden oluşan sinema; genellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemi kapsar.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çağdaş tarih

çağdaş tarih

bk. yakınçağ tarihi.

 BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü 1974

çağdaşçıl

çağdaşçıl   Fr. Synchronique 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çağdaşık

çağdaşık   Fr. isochrone 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çağdaşık (bırakı)

çağdaşık (bırakı)   Fr. Homochrone (hérédité) 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çağdaşlaşabilme

çağdaşlaşabilme

a. Çağdaşlaşabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağdaşlaşabilmek

çağdaşlaşabilmek

(nsz) Çağdaşlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çağdaşlaşma

çağdaşlaşma

a. Çağdaşlaşmak işi, çağcıllaşma, modernleşme, asrileşme, muasırlaşma, modernizasyon.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çağdaşlaşma" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çağdaşlaşmak

çağdaşlaşmak

(nsz) Çağın tutumuna, anlayışına, gereklerine uymak, çağdaş duruma gelmek, çağcıllaşmak, modernleşmek, asrileşmek, muasırlaşmak.

 Güncel Türkçe Sözlük