Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çatışmacı

çatışmacı

a. Çatışma çıkaran kimse: “Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi.” -B. Günel.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatışmacılık, -ğı

çatışmacılık, -ğı

a. Çatışmacının işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatışmağ

çatışmağ

Köpekler çiftleşmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çatışmah

çatışmah

Köpekler çiftleşmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çatışmak

çatışmak

(nsz, -le) 1. Birbirine çatmak veya çatılmak: “Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı.” -Y. Kemal. 2. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak. 3. Karşılıklı vuruşmak. 4. Kavga etmek: “Fena hâlde sinirliyim; bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım.” -F. N. Çamlıbel. 5. Deve ve köpek çiftleşmek.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çatışmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çatışmasız

çatışmasız

sf. 1. Çatışma olmayan. 2. zf. Çatışma olmadan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatışmasızca

çatışmasızca

zf. (çatışması'zca) Çatışmasız bir biçimde.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatışmasızlık, -ğı

çatışmasızlık, -ğı

a. Çatışma olmama durumu.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırabilme

çatıştırabilme

a. Çatıştırabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırabilmek

çatıştırabilmek

(-i, -le) Çatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırılma

çatıştırılma

a. Çatıştırılmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırılmak

çatıştırılmak

(nsz) Çatıştırma işi yapılmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırma

çatıştırma

a. Çatıştırmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıştırmah

çatıştırmah

İki kişiyi kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çatıştırmak

çatıştırmak

(-i, -le) Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıtma

çatıtma

Buğday sapı yüklenecek kağnıda boyunduruğun yanlarına konan bir metre boyunda iki ağaç.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çatıtma" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çatıverme

çatıverme

a. Çatıvermek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıvermek

çatıvermek

(-i, -e) (çatı'vermek) Çabucak veya ansızın çatmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatıyarma

çatıyarma

Bir çeşit sığır hastalığı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çatıyı almak

çatıyı almak

çatıya ulaşmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

Çatkale

Çatkale

Erzurum ili, Tekman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çatkara

Çatkara

Çorum ili, İskilip ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çatkaya

Çatkaya

Samsun ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çatkese

Çatkese

Çankırı ili, Kurşunlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

çatkı

çatkı

a. 1. Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü: Tüfek çatkısı. 2. Sehpa. 3. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı: “Alnında, başı ağrıdığı vakitlerdeki gibi beyaz tülbentten bir çatkı vardı.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 4. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çatkı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çatkı bezi

çatkı bezi   İng. canvas 

Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

"çatkı bezi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çatkı çatmak

çatkı çatmak

başına çatkı örtmek: “Yunan İzmir'e çıktığında kara bir çatkı çatmıştır ve çıkarmayacaktır işgal sona erene kadar.” -E. Atasü.

 Güncel Türkçe Sözlük

çatkı kolu

çatkı kolu   İng. chassis side member 

Taşıtın iskeletini oluşturan, gövdenin altında, önden arkaya doğru uzanan ana kirişlerden her biri.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980

çatkı kolu uzunluğu

çatkı kolu uzunluğu   İng. side rail 

Çatkı kollarının önden arkaya olan uzunluğu.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980

çatkı üstünde hokkabaz

çatkı üstünde hokkabaz   İng. juggler on pedestal 

Küçük ya da büyük bir çatkı (sehpa) üzerinde numaralar gösteren hokkabaz.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983