Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çekim örnekliği

çekim örnekliği   Osm. emsile 

Örnek olarak alınan bir kelimenin çekim şekillerini gösteren tablo.

 BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü 1949

çekim özeği

çekim özeği   İng. growth pole 

Genellikle hızlı büyüyen, hızlı gelişme gizilgücü bulunan ya da yoğunlaştırılmış yatırımlar, özel olarak hazırlanmış tasarlar ve her türlü kamu yardımlarıyla, kendilerine bu gizilgüç kazandırılmış olan kentler, kentsel yerleşim yerleri.

 BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980

çekim sabiti

çekim sabiti   İng. affinity constant 

İki molekül arasındaki bağlanma gücünün ölçülmesinde kullanılan sabit değer. Affinite sabiti.

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

çekim sayısı

çekim sayısı   İng. number (of shot), shot number, slate number 

Sinema/TV. Çekimlerin, çevirim senaryosunda sıralanırken aldıkları sayı.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çekim tahtası

çekim tahtası   İng. slate (board), dapper, clapperboard, take board, number board 

Sinema Bir çekimin başında, çekimlerin birbirinden kolaylıkla ayırt edilebilmesini sağlayan bilgiler bulunan ve çevirime başlanırken alıcının önünde tutularak görüntüsü film üzerine saptanan yüzey.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çekim uzunluğu

çekim uzunluğu   İng. length of shot 

Sinema/TV. Bir çekimin görüntülükteki süresinden oluşan uzunluk.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çekim-ayrım

çekim-ayrım   İng. "plan-séquence" 

Sinema/TV. Bir ayrım oluşturabilecek kadar uzun olan, bir ayrım boyunca sürdürülen kesintisiz çekim.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çekimci

çekimci

a. 1. Yapımcı. 2. sin. ve TV Kameraman.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekimci" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekimcil

çekimcil   Fr. Dérivatif 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çekimin isimsel şekilleri

çekimin isimsel şekilleri   Fr. formes nominales de l'a conjugaison 

Fiilin çekiminde kişi göstermiyen gitmek, gitme, gidiş, giden, gidici gibi şekiller.

 BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü 1949

çekimle ayrılım

çekimle ayrılım   İng. gravitational differentiation 

Magmanın ağır bileşenlerinin (kristal ya da sıvı durumda) dibe çökmesi ve yeğnilerin (kristal, sıvı ya da gaz durumunda) yukarı çıkmasıyle olan ayrımlaşma.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

çekimleme

çekimleme

a. Çekimlemek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekimleme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekimlemek

çekimlemek

(-i) fiz. 1. Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek. 2. db. Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekimlemek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekimlenebilme

çekimlenebilme

a. Çekimlenebilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimlenebilmek

çekimlenebilmek

(nsz) Çekimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimlenme

çekimlenme

a. Çekimlenmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimlenmek

çekimlenmek

(nsz) Çekimleme işine konu olmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimleyebilme

çekimleyebilme

a. Çekimleyebilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimleyebilmek

çekimleyebilmek

(-i) Çekimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimleyiş

çekimleyiş

a. Çekimleme işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimli

çekimli

sf. 1. Çekimi olan, alımlı, cazibeli, cezbedici: “Görüntüsü çok daha çekimli.” -Ç. Altan. 2. db. Çekim ekleri alabilen.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekimli ad

çekimli ad

Kök ve gövde durumundaki adların, cümle içinde çekim ekleri alarak başka kelimeler ile ilgi kuran, birtakım durumları, nitelikleri ve ilişkileri gösteren biçimi: Dün annesinin mektubunu bekledi, ata bindi. Henüz öğrenimini bitirmedi. Yarın şehirden ayrılıyorlar vb.

 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003

çekimli çevirgeç

çekimli çevirgeç   İng. magnetic switch, solenoid switch 

Elektrik akımının oluşturduğu çekim gücüyle bir elektrik çevrimini yöneten çevirgeç.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980

çekimli eylem

çekimli eylem   İng. finite verb 

(Derleme.. çekimli fiil, esas fiil, tükel fiil) Bir yargı bildiren ve zaman kavramıyle birlikte kişi kavramı veren eylem: 1. K.T.geldim(gel-di-m) 2. K.T.geldin(gel-di-n) 3. K.T.geldi(get-di) 1. K.Ç.geldik(gel-di-k) 2. K.Ç.geldiniz(gel-di-n-iz) 3. K.Ç.geldiler(gel-di-ler) 1. K.T.hastayım(hasta-y-ım) 2. K.T.hastasın(hastasın) 3. K.T.hasta, hasadır (hasta-dır) 1. K.Ç.hastayız(hasta-y-iz) 2. K.Ç.hastasınız(hasta-sın-ız) 3. K.Ç.hastalar, hastadırlar (hasta-dır-lar) vb.

 BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü 1972

çekimli eylemden ikileme

çekimli eylemden ikileme

Sözcükleri çekimli eylemden kurulan ikileme: Koştu koştu yoruldu; Ağladı ağladı sustu; Buldun buldun bunu mu buldun; Bilse bilse o bilir vb.

 BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü 1972

çekimli fiil

çekimli fiil

a. db. Kip, zaman ve kişi eklerini almış fiil.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekimli fiil" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekimli güçölçer

çekimli güçölçer   İng. eddy current dynamometer 

Bir çekim alanı içinde dönen bir göbeğin karşıt güç oluşturmasıyla motor gücünü öiçmeye yarayan aygıt.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980

çekimli kelime:

çekimli kelime:

bk. çekimli ad, çekimli fiil.

 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003

çekimli süzgeç

çekimli süzgeç   İng. magnetic separator 

Yağlama yağı içindeki demirli metal kırıntılarını üzerinde toplayarak yağdan ayıran, çekim güçlü süzgeç.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980

çekimli üreteç

çekimli üreteç   İng. magneto 

Sürekli çekimgüçlü bir göbeğin, bir sargının uçları arasında dönmesi ile elektrik üreten aygıt.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980