Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çekme ücreti

çekme ücreti   İng. wage of charges 

Gemileri, yedeğe alarak çekme karşılığı yapılan ödeme.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

çekme zorlaması

çekme zorlaması   İng. tensile stress 

Bir cismin kopuncaya dek dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme kuvveti ile ölçülen zorlanma, anlamdaş sağlamlık.

 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983

çekmece

çekmece

a. 1. Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme: “Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı.” -T. Buğra. 2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık: “Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim.” -Y. K. Beyatlı. 3. Gemilerin barınabilecekleri koy.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekmece" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekmece pınar

çekmece pınar

Kuyu: Bizim bahçedeki çekmece pınarın suyu acılaştı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekmeceli

çekmeceli

sf. Çekmecesi olan.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekmeceli" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekmecesiz

çekmecesiz

sf. Çekmecesi olmayan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekmeç

çekmeç   Fr. Forceps 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 

"çekmeç" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekmeç ölçüsü

çekmeç ölçüsü   Fr. Labimètre 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çekmeçatal

çekmeçatal

Tırmık sapı, (Dardere *Bozüyük -Bilecik)

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

Çekmeden

Çekmeden

Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

çekmek, -er

çekmek, -er

(-i, -e) 1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek: ?Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı.? -R. N. Güntekin. 2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. 3. Germek: İpi çekmek. 4. İçine almak, emmek. 5. Bir yerden başka bir yere taşımak: Ekini tarladan çekmek. 6. Bir amaçla ortadan kaldırmak: Piyasadaki parayı çekmek. 7. Solukla içine almak: ?Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı.? -B. R. Eyuboğlu. 8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak: ?Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi.? -T. Buğra. 9. Atmak, vurmak: Dayak çekmek. Şut çekmek. 10. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. 11. Güç durumlara dayanmak, katlanmak: ?Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum.? -P. Safa. 12. Tartıda ağırlığı olmak: ?Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi.? -P. Safa. 13. Döşemek: Kablo çekmek. 14. Herhangi bir engel kurmak: ?Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş.? -R. H. Karay. 15. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak: ?Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar.? -S. F. Abasıyanık. 16. İmbik yardımı ile elde etmek: İspirto çekmek. Gül yağı çekmek. 17. Çizgi durumunda uzatmak: ?Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına? -F. N. Çamlıbel. 18. Aynısını yazmak veya çizmek: Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek. 19. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak: Bardak çekmek. 20. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. 21. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek: Fotoğraf çekmek. Film çekmek. 22. Taşıma gücü olmak: Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez. 23. Öğütmek: Kahve çekmek. 24. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. 25. Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak: ?Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker.? -R. H. Karay. 26. Hoşa gitmek, sarmak. 27. Kaçan ilmeği örmek: Çorap çekmek. 28. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak: ?Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti.? -H. E. Adıvar. 29. Bir duyguyu içinde yaşatmak: ?Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum.? -R. H. Karay. 30. Yürütmek, sürmek: ?Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın.? -Y. K. Beyatlı. 31. (-e) Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek: ?Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur.? -T. Buğra. 32. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak: Sorguya çekmek. 33. (-i, -e) Herhangi bir anlama almak: Bak, sözümü nereye çekti! 34. (-i, -e) Örtmek, giymek: ?Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz.? -R. H. Karay. 35. (-i, -e) Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. 36. Yol, ay sürmek: ?Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur.? -B. Felek. 37. (nsz) Daralıp kısalmak: Kumaşı yıkayınca çekti. 38. Söylemek: ?Bir nutuk çekmeye başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu.? -Y. K. Beyatlı. 39. Asmak: ?Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik.? -Halikarnas Balıkçısı. 40. Boya, badana vb. sürmek. 41. Yollamak: ?Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?? -A. İlhan. 42. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak: Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor. 43. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. 44. fiz. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. 45. tek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. 46. argo İçki içmek: ?Çok kimse rakısını bağında çekiyordu.? -F. R. Atay.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekmek, -er" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekmekat

çekmekat   İng. set back storey 

Bir yapının çatısı ile son katı arasında yer alan ve yapının önyüz çizgisinden geri çekilerek yapılan kat. bk. geriye çekme.

 BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980

çekmekörüğü

çekmekörüğü

Alt kısmına bağlı bir ip yardımıyla işletilen demirci körüğü. (Gölbaşı *Çankaya -Ankara)

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

çekmel

çekmel

Harman sürerken ekinleri düğenin altına getiren çengelli bir tarım aygıtı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekmeler

çekmeler

Hayvanın kuyruğu altına takılan kayış.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekmeli

çekmeli

sf. 1. Çekmesi olan. 2. Çekmecesi olan: Çekmeli dolap.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekmeli alaboncuk

çekmeli alaboncuk

Yün ve çul dokumalarında kullanılan bir motifin adı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çekmeli tokmak

Çekmeli tokmak   Alm. Sonnette à triaude 

 BSTS / Teknik Terimler - Temel Tekniği 1949

çekmeli vagon

çekmeli vagon

a. Yükseltileri farklı iki nokta arasında çelik halatlarla ve motor gücüyle çalışan, iki vagonlu ulaşım aracı, füniküler.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekmelik, -ği

çekmelik, -ği

a. Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı: “Adam, topukların ucundan yükselen çekmeliklere geçirilmiş kınnaplara bağlı yemenileri omzunun iki yanından sarkıttı.” -A. Kutlu.

 Güncel Türkçe Sözlük

çekmen

çekmen

a. Vantuz.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çekmen" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekmenli haşlamlılar

çekmenli haşlamlılar   Osm. nakıiyye-i hâmil-i levâmis 

Erginlerinde kirpik yerine, beslenme işiyle görevli sapı uzun bir çekmen bulunan çoğu özgür haşlamlılar sınıfı. (Atların sindirim aygıtına yerleşen asalak türleri vardır.)

 BSTS / Asalakbilim Terimleri Sözlüğü 1970

çekmer

çekmer

Ardıç cinsinden bir ağaç: Bu yıl çekmer çok verdi.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekmetiğ

çekmetiğ

Kayışları birbiri üzerine diken saracın, ipi çekmek için kullandığı ucu kıvrık araç. (*Yalvaç -Isparta)

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

çeknedir

çeknedir

Mum fitili.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çeknedir" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çeknemek

çeknemek

Çekinir gibi olmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekneşik

çekneşik

Kavga, gürültü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çekneşik" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çekneşikdeşlik

çekneşikdeşlik   Fr. Syndicat (médical) 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çekneşikli

çekneşikli

Davalı: Böyle çekneşikli bir yeri almam.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çekneşir

çekneşir

Engel

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çekneşir" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.