çahlak
Çağlayan.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇağlayan.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKıskanmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüYüzde olan ve çakmak taşı çakılarak tedavi edilen bir cilt hastalığı.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇakmak taşı.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇakmak
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBirbirine girmek, karışmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇakmak taşı.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBahçe süpürgesi.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇıkrığı çeviren çark.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüDeğirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüGevşek, yerinden oynamış.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüGevşek, yerinden oynamış.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüGevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüŞınkırdatmak
Tarama Sözlüğü 1965Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü"filiz herç
Divanü Lügati't-Türkbk. çağşır
Tarama Sözlüğü 1965Ayakyolu, yüznumara.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇakı, bıçak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüPaçavra, işe yaramaz bez parçası
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇakıl, çakıl yığını.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüHırsız.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇağırmak
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüsf. (ça:k, k ince okunur) esk. Yırtık, yarık.
Güncel Türkçe Sözlükbk. ötleğengiller
BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998Avcıların zağarları çağırmak için kullandıkları ünlem.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüçok yırtık, lime lime, parça parça olmak.
Güncel Türkçe SözlükÜzerinde çalı deseni olan yazma.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüodun, ceviz, kemik gibi şeylerin kırılmasından çıkan ses
Divanü Lügati't-Türk