Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çıkıntısal

çıkıntısal   Fr. Apophysaire 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çıkıntısız

çıkıntısız

sf. Çıkıntısı olmayan: “Bunlar, iyi cins beyaz kâğıt üstüne yazılmamış, basılmıştı sanki. Silintisiz, çıkıntısız, çizintisiz.” -Y. Z. Ortaç.

 Güncel Türkçe Sözlük

çıkıntısızlı

çıkıntısızlı   Fr. Apolaire 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çıkıp çıkışmak

çıkıp çıkışmak

Ortaklıktan ayrılmak: Öküz öldü, ortaklık ayrıldı, çıkıp çıkıştık.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çıkır çıkır

çıkır çıkır

zf. Şıkır şıkır: “Çıkır çıkır bilezikli kolları / Söyledikçe şirin olur dilleri” -Karacaoğlan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çıkırancık

çıkırancık

Bir çeşit tahterevalli.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çıkırangaç

çıkırangaç

Bir çeşit tahterevalli.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çıkırcak

çıkırcak

Tarlalardan hayvanların geçmesine yarayan kapı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çıkırcak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çıkırık

çıkırık

Çıkrık.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çıkırmakır

çıkırmakır

Bir çeşit tahterevalli.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çıkış

çıkış

a. 1. Çıkma işi: ?Pencerelerden odaya giriş çıkış kolaydı.? -A. Kutlu. 2. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta: ?Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler.? -İ. O. Anar. 3. Yokuş. 4. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. 5. Mezuniyet, okul bitirme. 6. Çıkış belgesi. 7. mec. Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma. 8. ask. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. 9. ask. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. 10. sp. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çıkış" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çıkış açısı

çıkış açısı   İng. emergence angle 

Deprem dalgasının yeryüzü ile yaptığı dar açı.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

çıkış almak

çıkış almak

1) işten ayrılmak; 2) çıkış belgesi almak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çıkış aygıtı

çıkış aygıtı   İng. output device 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

çıkış barınağı

çıkış barınağı   İng. port of departure 

Geminin ulaşacağı yere gitmek üzere yola çıktığı barınak.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

çıkış belgesi

çıkış belgesi

a. 1. Bir kimsenin bir okulu bitirdiğini göstermek için geçici olarak verilen belge, çıkış. 2. Bir malın ülke dışına çıkarılma iznini gösteren belge.

 Güncel Türkçe Sözlük

çıkış bildirgesi

çıkış bildirgesi   İng. Declaration for exportation 

Mal çıkışlarında kullanılan gümrük bildirgesi, a. bk. bildirge.

 BSTS / Gümrük Terimleri Sözlüğü 1972

çıkış bölmesi

çıkış bölmesi   İng. Station 

1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm.

 BSTS / Atletizm Terimleri Sözlüğü 1976

çıkış çelisi

çıkış çelisi   İng. output impedance 

Bir çevirecin yüke gösterdiği dalga direnci,

 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983

çıkış çizgisi

çıkış çizgisi

a. sp. Yarışa başlangıç olarak belirlenen beyaz çizgi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çıkış çizgisi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çıkış denetim çizelgesi

çıkış denetim çizelgesi   Osm. hareket kontrol cetveli 

Çıkış yargıcısınca hazırlanıp, yarışa başlayan koşucuların kimliklerini ve taşıdıkları yarış numaralarını gösteren çizelge. Varışta, koşucuların denetim bakımından bu çizelgeyi imzalamaları zorunludur.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çıkış denetimi

çıkış denetimi   İng. check-out 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

çıkış dosyası

çıkış dosyası   İng. output file 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

çıkış dozu

çıkış dozu   İng. exit dose 

Vücuttan çıkan ışınım demetinin çıkış yüzeyine bıraktığı soğrulmuş doz.

 BSTS / Nükleer Enerji Terimleri Sözlüğü

çıkış düğüm noktası

çıkış düğüm noktası   Fr. noeud ascendant 

(astronomi)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963

çıkış düğümü

çıkış düğümü   İng. ascending note 

Ay'ın yer çevresinde çizdiği yörüngenin, tutulma-düzlemini güneyden kuzeye çıkarken deldiği nokta.

 BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969

çıkış ekseni

çıkış ekseni   İng. outlet axis 

Orta eksen.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

çıkış etmemek

çıkış etmemek

Kazanç sağlayamamak, kâr etmemek

 Tarama Sözlüğü 1965

çıkış gerilimi

çıkış gerilimi   Fr. voltage de sortie 

(fizik)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963

çıkış görüşmesi

çıkış görüşmesi   İng. gate interview 

İş yerini bırakıp gidenlerle, bunun nedenlerini ortaya çıkarmak için yapılan görüşme.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972