çıplak ücret
a. ekon. Vergiler, yan ödemeler veya primler dışında kalan asli ücret, çıplak maaş.
Güncel Türkçe Sözlüka. ekon. Vergiler, yan ödemeler veya primler dışında kalan asli ücret, çıplak maaş.
Güncel Türkçe SözlükYapısında zarf tabakası bulunmayan ve yalnızca nükleokapsit yapıya sahip olan virüs, zarfsız virüs.
BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri SözlüğüYarasalar (Chiroptera) takımının, balık yiyen yarasagiller (Noctilionidae) familyasından, derisi çıplak gibi, Sunda adalarında yaşayan bir tür.
BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998a. 1. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü. 2. sf. Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak: “Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı.” -E. E. Talu. 3. sf. Saçsız (baş). 4. sf. Üzerinde yaprak olmayan: “Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı.” -H. E. Adıvar. 5. sf. İçinde gerekli eşya bulunmayan: “Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 6. sf. mec. Yoksul (kimse): “Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?” -N. Cumalı. 7. sf. mec. Yalın, süssüz: Çıplak bir anlatım.
Güncel Türkçe SözlükÇıplak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüİzmir ili, Bayındır ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
a. İnsanların giysisiz dolaştıkları dinlenme bölgesi.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çıplaklaşmak işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) Çıplak duruma gelmek.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çıplaklaştırmak işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Çıplak duruma getirmek.
Güncel Türkçe SözlükAntalya ili, Alanya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Sinema Çıplaklık yanlılarının yaşayışını yansıtan ya da sözde böyle bir yaşayışı göstermek bahanesiyle çıplakları ele alan film.
BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981a. Çıplak olma durumu: “Bugün bir ikinci moda da çıplaklıktır fakat bu bir sözde çıplaklıktır.” -H. E. Adıvar.
Güncel Türkçe SözlükMardin ili, Akıncı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
a. Çıplanmak durumu.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) Çıplak duruma gelmek: “Kuşlar her gün biraz daha çıplanan dallarda, tüylerini kabartarak üşümemeye çalışıyorlardı.” -E. E. Talu.
Güncel Türkçe SözlükSoymak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir vuruşta kesmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBez parçası: Kızlar çıplıkla oynarlar.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSıkılmış üzüm posası.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüİnce, uzun değnek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKireç gibi kullanılan beyaz toprak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğübk. çepürdük
Tarama Sözlüğü 19651. Az akan su. 2. Su çevirisi.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüErik caneriği gibi meyvelerden yapılan pestil (Kemah, Merkez)
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüzf. “Ne yapacağını şaşırmış bir durumda çok üzüntü ve telaş içinde olmak” anlamındaki çır çır çırpınmak sözünde geçer: “Başka zaman olsa çır çır çırpınırdım, deli çıkardım, her yanımı ateşler basardı.” -T. Dursun K.
Güncel Türkçe Sözlüka. 1. Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü. 2. Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça. 3. hlk. Lamba.
Güncel Türkçe SözlükBadem, kiraz ve erik ağaçlarına musallat olan 5 -6 cm. boyunda, yuvarlak, büklümlü, gri renkli bir kurt.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü