Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çakışıklık

çakışıklık   İng. degeneracy 

Eş erke düzeyinde birkaç nicem durusu bulunması olayı.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978

çakışım

çakışım   İng. coincidence 

Çakışık olma durumu.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983

çakışır

çakışır

Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakışma

çakışma

a. Çakışmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakışma" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakışmak

çakışmak

(-le) 1. Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. 2. (nsz) Aynı zaman dilimine denk gelmek: İki sınıfın dersleri çakıştı. 3. (nsz) hlk. Söz yarışı etmek: Saz şairleri çakışıyor. 4. mat. Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakışmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakışmalı

çakışmalı

sf. geom. Birbirine eşit olan (şekil).

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıştırabilme

çakıştırabilme

a. Çakıştırabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıştırabilmek

çakıştırabilmek

(-i) Çakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıştırıcı

çakıştırıcı

Dedikoducu, fitneci.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakıştırılma

çakıştırılma

a. Çakıştırılmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıştırılmak

çakıştırılmak

(nsz) Çakışma işi yaptırılmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıştırma

çakıştırma

a. Çakıştırmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakıştırma" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakıştırmah

çakıştırmah

Mukayese etmek, yarıştırmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakıştırmak

çakıştırmak

(-i) 1. Çakışma işini yaptırmak. 2. (nsz) tkz. İçki içip keyfetmek: “Güzel meze ile arada bir de çakıştırıyorlar.” -M. Ş. Esendal. 3. müz. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakıştırmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakıt

çakıt

Verimsiz toprak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çakıt" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakıtı çıkmak

çakıtı çıkmak

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakıtlamak

çakıtlamak

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakıverme

çakıverme

a. Çakıvermek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakıvermek

çakıvermek

(nsz, -i) (çakı'vermek) Çabucak veya ansızın çakmak: “Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim.” -A. Gündüz.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakilmek

çakilmek

Çekilmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakincik

çakincik

Alakarga.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakiş

çakiş

Çekiş gücü

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çakiş" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakişmek

çakişmek

Çekişmek, kavga etmek

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkadak

çakkadak

Birdenbire, yerli yersiz.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkal

çakkal

Sucu omuzluğu.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkala

çakkala

Olmamış meyve.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkalabadam

çakkalabadam

Olmamış meyve.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkıl

çakkıl

Çakıl.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkıldah

çakkıldah

Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakkıramak

çakkıramak

Kahkaha atmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü