Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çabla

çabla

Yere yapışık keven gibi bir ot.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çabla" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çaboh

çaboh

bk. çabuh

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çabras

çabras

Şaşı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çabri

çabri

Şaşı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çabucacık

çabucacık

zf. (çabuca'cık) Çabucak: “Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz.” -N. Hikmet.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabucak

çabucak

zf. (ça'bucak) 1. Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim: “Yatakta çabucak doğruldu.” -A. İlhan. 2. Kolaylıkla.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuh

çabuh

Çabuk, tez.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çabuh" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çabuk

çabuk    Far. ç¥buk 

sf. 1. Aceleci: “Yüreği ağzında, atabildiği kadar çabuk adımlarla o tarafa seğirtti ve çocuğun ardından koridora girdi.” -E. Şafak. 2. zf. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı: “Kanı kanıma sıcak gelmeseydi bu kadar çabuk tanışır ve açılabilir miydik?” -E. İ. Benice. 3. ünl. “Acele et, oyalanma” anlamlarında bir seslenme sözü.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çabuk" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çabuk başlamalı flüorışıl lamba

çabuk başlamalı flüorışıl lamba   İng. quick start lamp (İngiltere'de,), rapid start lamp (Amerika'da) 

Yapımı ve yardımcı aygıtlarından ötürü elektrik akımı verilince, duraksamadan ve peş peşe yanıp sönmeden, hemen yanan flüorışıl lamba.

 BSTS / Aydınlatma Terimleri Sözlüğü 1973

çabuk değişir bezem

çabuk değişir bezem   İng. quick-change scenery 

Sinema/TV. Bir görünçlükten öbürüne en kısa zamanda geçilmesini sağlamak üzere, kolaylıkla sökülüp takılabilen hazır bezem.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çabuk değişme

çabuk değişme   İng. quick change 

Hızlı bir biçimde dekor, giysi, donatımlık ve benzeri değişimler.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

"çabuk değişme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çabuk değişme odacığı

çabuk değişme odacığı   İng. quick-change room 

Oyuncuların zaman yitirmeden giysi değiştirebilmeleri için sahne üzerindeki küçük oda.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

"çabuk değişme odacığı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çabuk gücenme

çabuk gücenme   Fr. Susceptibilité 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çabuk güç alıştırmaları

çabuk güç alıştırmaları   İng. exercises of elasticity 

Kasların çabuk gerilme ve gevşemelerini sağlayan, tepki yeteneğini artıran, eklemleri güçlendiren, itme, atma, sıçrama ve atlama gibi kas gücünü apansız uygulamayı ve tüketmeyi giderek çabuk sonuç almayı gerektiren alıştırmalar.

 BSTS / Jimnastik Terimleri Sözlüğü

çabuk kurutulmuş kan unu

çabuk kurutulmuş kan unu   İng. quickly dehydrated blood flour 

Kıl, mide içeriği, idrar benzeri yabancı maddeden temiz, taze hayvan kanından elde edilen, suyun büyük bir kısmı genellikle bir mekanik su ayırma işlemiyle veya yarı-katı duruma kadar pişirip yoğunlaştırılmasıyla uzaklaştırılan yarı-katı kan kütlesi, daha sonra çabuk kurutma sisteminde çabucak uzaklaştırılan lizinin biyolojik etkinliği en az % 80 olması gereken bir ürün.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

çabuk oksitlenme

çabuk oksitlenme   Fr. oxydation rapide 

(kimya)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963

çabuk olmak

çabuk olmak

çabuk davranmak, oyalanmamak: “Çağırınız kuzum, rica ederim çağırınız hem biraz çabuk olunuz.” -P. Safa.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuk öldüren ağu

çabuk öldüren ağu

hlk. Şarbon.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

çabuk parlayan çabuk söner

çabuk parlayan çabuk söner

olağan sayılmayacak kadar kısa bir zamanda olan bir gelişmenin sürekli olamayacağını anlatan bir söz.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuk pastörizasyon

çabuk pastörizasyon   İng. high temperature short time pasteurization 

Süt ve süt ürünlerinin pastörizasyonu için 71-74 oC’ de 15-40 saniye uygulanan ısıl işlem, yüksek sıcaklık kısa zaman pastörizasyonu, HTST.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

çabuk su ısıtıcısı

çabuk su ısıtıcısı   İng. instanteneous water heater 

Sıcak su musluğunu açar açmaz suyu ısıtmaya başlayan su ısıtıcısı. Buna örnek olarak gaz su ısıtıcısı gösterilebilir.

 BSTS / Döşem Terimleri Sözlüğü 1969

çabukça

çabukça

zf. (çabu'kça) Çabucak: “Devlet kapısına gelmiş bir işin olacağı yahut olmayacağı bir oda içinde çabukça anlaşılıyor.” -M. Ş. Esendal.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabukel

çabukel   İng. conjurer, manipulator 

Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çabuklaşabilme

çabuklaşabilme

a. Çabuklaşabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaşabilmek

çabuklaşabilmek

(nsz) Çabuklaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaşma

çabuklaşma

a. Çabuklaşmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaşmak

çabuklaşmak

(nsz) Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaştırabilme

çabuklaştırabilme

a. Çabuklaştırabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaştırabilmek

çabuklaştırabilmek

(-i) Çabuklaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çabuklaştırılabilme

çabuklaştırılabilme

a. Çabuklaştırılabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük