Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çakşaşık

çakşaşık

Dengesiz.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakşaşmak

çakşaşmak

Bir şeye karar verememek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakşek

çakşek

Gevşek, gevşemiş.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakşır

çakşır

a. 1. Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı: “İyi işlenmiş mavi çakşır ve mavi cepken giyerdi.” -Y. K. Beyatlı. 2. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakşır" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakşır otu

çakşır otu    Lat. Ferula 

Maydanozgiller (Umbelliferae) familyasından, Ferula cinsine ait, çok yıllık, parçalı yapraklı, genelde sarı çiçekli bitkiler. Çağşır, çakşur, çavşır, hitik.

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

çakşırlı

çakşırlı

sf. 1. Çakşır giymiş: “Bu şehrin gençleri de çakşırlı, fermeneli; bıçak ve tüfek oyunu oynar, türkü söyler.” -Y. K. Beyatlı. 2. Ayakları tüylü, paçalı (kuş).

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çakşırlı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakşırmak

çakşırmak

Su sıçratmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakşırsız

çakşırsız

sf. Çakşırı olmayan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çakşur

çakşur

bk. çakşır otu

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

"çakşur" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakşurlu güğercin, (çağşırlı güğercin)

çakşurlu güğercin, (çağşırlı güğercin)

Paçalı güvercin

 Tarama Sözlüğü 1965

çaktırabilme

çaktırabilme

a. Çaktırabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırabilmek

çaktırabilmek

(-i, -e) Çaktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırılma

çaktırılma

a. Çaktırılmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırılmak

çaktırılmak

(nsz) Çaktırma işi yapılmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırış

çaktırış

a. Çaktırma işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırma

çaktırma

a. Çaktırmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırmadan

çaktırmadan

zf. (çaktı'rmadan) tkz. Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden: “O, kenar kenar yürüyerek ve çaktırmadan deminki cevizlerin altına göz attı.” -O. C. Kaygılı.

 Güncel Türkçe Sözlük

çaktırmak

çaktırmak

(-e) 1. Çakma işini yaptırmak. 2. argo Sınavda bırakmak. 3. tkz. Birinin bir şeyi sezmesini sağlamak.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çaktırmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çakturmak

çakturmak

çaktırmak; iki kişiyi kızıştırmak

 Divanü Lügati't-Türk

çaku

çaku   İng. ruler 

Donam düğümleri arasındaki mesafeyi eşit yapmak için kullanılan, genellikle bir ağaç parçasından oluşturulan ölçü aleti.

 BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

çakuch

çakuch

bk. çekiş

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakul

çakul

Dirhem, ağırlık

 Tarama Sözlüğü 1965

çakuşlamak

çakuşlamak

Sır saklayamamak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çakuşmak

çakuşmak

Toplanmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çal

çal

a. hlk. Taşlık yer, çıplak tepe.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çal" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çal ama

çal ama

Ayran

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çal horozu

çal horozu

1. Alacalı horoz. 2. İri ibikli horoz.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çal kirazı

çal kirazı

Beyaz kiraz.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çala

çala   Fr. Cru, ue 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 

"çala" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çala çala

çala çala

Vura vura anlamında kullanılır.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü