çivileme
a. 1. Çivilemek işi. 2. sp. Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş. 3. zf. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama).
Güncel Türkçe Sözlüka. 1. Çivilemek işi. 2. sp. Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş. 3. zf. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama).
Güncel Türkçe Sözlük(-i, -e) 1. Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. 2. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak: “Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.” -A. Sayar. 3. (-i) mec. Vurmak, öldürmek. 4. (-e) mec. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak: “Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor.” -A. İlhan. 5. mec. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çivilenebilmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) Çivilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çivilenmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) 1. Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak: “Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor.” -S. F. Abasıyanık. 2. (-e) mec. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak: “Kıpırdamadan duruyordu. Başı dikti, gözleri kapıya çivilenmişti.” -A. Sayar. 3. (-e) mec. Bir yerde hareketsiz kalmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çiviletmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Çivi çaktırmak: Ayakkabılarını çiviletti.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çivileyebilmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i, -e) Çivileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çivileyivermek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i, -e) (çivileyi'vermek) Ansızın veya çabucak çivilemek.
Güncel Türkçe SözlükAsma dalı.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüsf. 1. Çivisi olan: “Bedevi kadınları altı iri çivili bir tür yarım çizme giyiyorlar.” -R. H. Karay. 2. Çivi çakılarak yapılmış: “Kapıcı odasındaki çivili bastonu aldım, fabrikayı dolaşmaya çıktım.” -S. F. Abasıyanık. 3. Çivi ile bir yere tutturulmuş. 4. a. Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü.
Güncel Türkçe SözlükTabanında metal çiviler bulunan atlet ayakkabısı.
BSTS / Atletizm Terimleri Sözlüğü 1976Bursa ili, Çaltılıbük bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Erzurum ili, Tortum ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Ocakların baca kısmında kibrit vb. koymaya yarayan kireç sıvalı raf.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAğaçların küçük taze dalı, filiz, sürgün.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüOcak içi.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüOcakların baca kısmında kibrit vb. koymaya yarayan kireç sıvalı raf.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKumaş kesilen yerinden ipliklenmek, saçaklanmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüOcakların baca kısmında kibrit vb. koymaya yarayan kireç sıvalı raf.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüRenk.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAğaçların küçük taze dalı, filiz, sürgün.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü