Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çale

çale

Olmamış meyve.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çaleli

çaleli

Kumsal toprak: Çaleli toprak iyi bağ yetiştirir.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalense itmek

çalense itmek

Ensesinden yakalamak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çaleser

çaleser

El yüz yıkamak ya da yıkanmak amacıyla yerde yapılmış çamur ya da beton çukur. (Küllük *Iğdır -Kars)

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

çaleşdermek

çaleşdermek

bk. çalışdırmak

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çaleşmek

çaleşmek

bk. çalışmak

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalfatura

çalfatura

Sayım, hayvan sayımı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgaç

çalgaç

Yoğurt mayası.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgam

çalgam

Çağlayan.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgam" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgamlanmak

çalgamlanmak

Meyve tam olgunlaşmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgan

çalgan

Suyun akıntılı yeri.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgap

çalgap

Bir an, bir ara.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgap" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgarış

çalgarış

Karışık, bozuk: Hava çalgarış.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgavur

çalgavur

Hemen arayıp yakalama (hk.).

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgavur" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgavur etmek

çalgavur etmek

Telaşla dolaşmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgavuş

çalgavuş

bk. calgavuş (II)

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgay kuş kanadının uçları

çalgay kuş kanadının uçları

 Divanü Lügati't-Türk

çalgazan

çalgazan

Geveze.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgazan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalge

çalge

bk. çalği

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgeç

çalgeç

Yoğurt mayası.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgeçir

çalgeçir

Kapı mandalı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"çalgeçir" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgı

çalgı

a. müz. 1. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. 2. Çalgı çalma, müzik: “Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi.” -P. Safa. 3. Müzik topluluğu: “Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu.” -E. E. Talu.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalgı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgı aleti

çalgı aleti

a. Çalgı.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgı bölümü

çalgı bölümü   İng. instruments department 

Büyük tiyatrolardaki çalgıların denetlendiği ve onarıldığı bölüm.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgı çağanak

çalgı çağanak

zf. Çalgılı, neşeli ve gürültülü bir biçimde: Çalgı çağanak bir hayli eğlendik.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgı çalmak

çalgı çalmak

bir müzik aletini kullanmak: “Şu evde ne zaman iki tel çalgı çalsak mahalleli söylemediğini bırakmıyor.” -P. Safa.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgı korunağı

çalgı korunağı   İng. instrument storage 

Çalgıların korunup saklandığı yer.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgı orağı

çalgı orağı

a. Tırpan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgı sever

çalgı sever   Fr. Philharmonique 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çalgı sever oymağı

çalgı sever oymağı   Fr. Philharmonique (Société) 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu