Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çalgı severlik

çalgı severlik   Fr. philharmonie 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çalgı topluluğu

çalgı topluluğu   İng. instrumental group 

Değişik çalgıların bir arada bulunduğu küçük müzik topluluğu.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgı yağmuru

çalgı yağmuru   İng. Lyrids 

Saçılma noktası Çalgı takımına raslayan ve her yıl nisan sonlarında yeğinleşen bir akan yıldız yağmuru.

 BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969

çalgı yapımcısı

çalgı yapımcısı   İng. luthier 

Çalgı yapmayı meslek edinen kişi.

 BSTS / Gitar Terimleri Sözlüğü

çalgıcı

çalgıcı

a. Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse: “Gelin oyuna kalktığı zaman, çalgıcılara bin lira verdi.” -M. Ş. Esendal.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalgıcı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgıcı arabası

çalgıcı arabası   İng. bandwagon 

Çalgıcıların bulunduğu araba.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgıcı böcek, -ği

çalgıcı böcek, -ği

a. hay. b. Yaklaşık 5 milimetre boyunda, başı sert bir kabukla örtülü, kahverengi veya siyah, zararlı bir tür böcek.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgıcı otu

çalgıcı otu

a. bit. b. Turpgillerden, kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi (Sisymbrium).

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgıcı seti

çalgıcı seti   İng. orchestra balcony 

Çalgıcıların bulunduğu set.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgıcı soytarı

çalgıcı soytarı   İng. musical clown 

Birkaç çalgıyı birden iyi çalan soytarı.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983

çalgıcıl sağırlık

çalgıcıl sağırlık   Fr. Surdité musicale 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

çalgıcılık, -ğı

çalgıcılık, -ğı

a. Çalgıcının yaptığı iş.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgıç, -cı

çalgıç, -cı

a. müz. 1. Mızrap. 2. hlk. Bahçe süpürgesi, çalkı.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalgıç, -cı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgıhane

çalgıhane    T. çalgı + Far. ¬¥ne 

a. (çalgıha:ne) esk. Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri: “İşte o sırada çalgıhaneler, meyhaneler, kahvehaneler açıldı.” -S. F. Abasıyanık.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgılamak

çalgılamak

Tohumun toprağa karışması için toprak üzerinde bir dal parçası dolaştırmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgılı

çalgılı

sf. 1. İçinde çalgı çalınan: “Adamı bir çalgılı meyhaneye götürüyor, rakı içiriyorlardı.” -S. F. Abasıyanık. 2. Çalgı çalınarak yapılan: Çalgılı düğün.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgılı çağanaklı

çalgılı çağanaklı

sf. Eğlenceli, şarkılı, çalgılı, gürültülü patırtılı, neşeli: “Bunların çalgılı çağanaklı davetlere benzeyen bir tarafları yoktu.” -R. N. Güntekin.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgılı kahve

çalgılı kahve

bk. semai kahvesi.

 BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü 1974

çalgılıişlik

çalgılıişlik

Erkek gömleği. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

çalgıli

çalgıli

Çalgılı, müzikli

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgın

çalgın

a. hlk. 1. Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. 2. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. 3. sf. Kötürüm, inmeli, sakat.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalgın" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalgın salmak

çalgın salmak

Köy sandığına para yatırmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgın yürümek

çalgın yürümek

Şuraya buraya çarparak, intizamsız, delice yürümek

 Tarama Sözlüğü 1965

çalgınlık

çalgınlık

Yağmur etkisiyle buğday ve meyvalarda olan hastalık.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgır

çalgır

Gelinlerin başlarına bağlanıp arkadan ucu aşağıya sarkıtılan örtü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgırbaç

çalgırbaç

Hepsi, tamamı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çalgısal

çalgısal

sf. Sözsüz.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgısız

çalgısız

sf. Çalgısı olmayan.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalgısız müzik

çalgısız müzik   İng. synthetic music, music without inst- 

ruments, hand-painted music, hand-drawn music] Sinema Hiçbir çalgıdan yararlanmayarak çalgısız ses temeline göre gerçekleştirilen müzik. (Ses yolundaki ses imlerinin optik işleme başvurulmaksızın doğrudan doğruya elle film üzerine çizilmesinden oluşur. Böylelikle çalgısız ses yöntemi ile alıcısız film yöntemi birleştirilmiş olur).

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

çalgısız ses

çalgısız ses   İng. synthetic sound, hand-drawn sound, hand-painted sound, animated sound, artificial sound 

Sinema Doğrudan doğruya ses yoluna elle çizilerek elde edilen ses.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981