Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çökilek

çökilek

Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çökkün

çökkün

sf. 1. Çökmüş olan: “Kumral saçlarının çevrelediği çökkün yüzünü eğerek elindeki iğne oyalı kar beyaz mendile uzun uzun sümkürdü.” -E. Şafak. 2. zf. mec. Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan: “Gerçekten de çökkün, üzgün ve zavallı bulmuştu onu.” -T. Buğra.

 Güncel Türkçe Sözlük

çökkünleşme

çökkünleşme

a. Çökkünleşmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çökkünleşmek

çökkünleşmek

(nsz) Çökkün duruma gelmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

çökkünlük, -ğü

çökkünlük, -ğü

a. Çökkün olma durumu: “Üzerinde bir çökkünlük varsa da geçicidir.” -R. H. Karay.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çökkünlük, -ğü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çöklek

çöklek

Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöklem

çöklem

Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çökleñ

çökleñ

Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöklenmek

çöklenmek

Abanmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöklez

çöklez

Hafif çökmüş yer.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çökme

çökme

a. 1. Çökmek işi. 2. jeol. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çökme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çökme depremi

çökme depremi   İng. earthquake due to collapse 

Yeraltındaki boşluklar üzerinde, örtünün dayanıklılığını yitirmesiyle oluşan deprem.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

çökme kırığı

çökme kırığı   İng. impression fracture 

Kafatası ve leğen kemiklerinde görülen içe doğru çökme kırığı, impresyon kırığı, enfonsement kırık.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

Çökme söbüsü

Çökme söbüsü   Osm. Çökme mahrutu 

 BSTS / Teknik Terimler - Gereç 1949

çökmek, -er

çökmek, -er

(nsz) 1. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak: Toprak çökmek. Yol çökmek. 2. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak: Tavan çökmek. Döşeme çökmek. Ev çökmek. 3. (-e) Çömelmek: ?Suyun başına çöküp ellerini, yüzünü yıkamaya koyuldu.? -H. F. Ozansoy. 4. (-e) Oturmak, birdenbire oturmak: ?Soluk soluğa yere çöktü.? -F. R. Atay. 5. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak: ?Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu.? -Y. K. Karaosmanoğlu. 6. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak: ?Kadının yanakları daha fazla çöktü.? -H. E. Adıvar. 7. Basmak, yayılmak: ?Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor.? -N. F. Kısakürek. 8. Sis, duman vb. inerek kaplamak: ?Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir.? -S. Birsel. 9. mec. Sarsılıp dinçliğini yitirmek: ?Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür.? -R. H. Karay. 10. Tortu dibe inmek. 11. mec. Son bulmak, yıkılıp dağılmak: ?Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi.? -A. Gündüz. 12. (-e) mec. Yoğun bir biçimde duymak: ?Mustafa Kemal'in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü.? -F. R. Atay.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çökmek, -er" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çökmen

çökmen

Kazma.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çökmen çıkarık

çökmen çıkarık

Tahterevalliye benzeyen, yalnız iki ucuna binince dönen, bir çeşit çocuk oyuncağı.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöknek

çöknek

Çukur yer.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çökölöz

çökölöz

Sincap.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöksek

çöksek

Çökük, alçak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

çöksü

çöksü

Bir şeyin kımıldamasını önlemek için kullanılan ağırlık, baskı, çivi

 Tarama Sözlüğü 1965

çöktürme

çöktürme

a. Çöktürmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çöktürme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çöktürme analiz yöntemleri

çöktürme analiz yöntemleri   İng. precipitation methods of analysis 

Bir çökelek oluşumu (nadiren çökeleğin kaybolması) ile ilgili gravimetrik ve titrimetrik yöntemler.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007

çöktürme havuzu

çöktürme havuzu

a. Pis suyun arıtılması amacıyla birbirini izleyen çeşitli havuzlarda kimyasal işlemlerle çöktürüldüğü havuz.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çöktürme havuzu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çöktürme titrasyonu

çöktürme titrasyonu   İng. precipitation titration 

Bir çözeltideki tayin edilecek türlerin titrant ile çok az çözünen bir bileşik oluşturduğu titrasyon türü.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007

çöktürmek

çöktürmek

(-i) Çökmesine yol açmak, çökmesine sebep olmak.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çöktürmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çöktürtme

çöktürtme

a. Çöktürtmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çöktürtmek

çöktürtmek

(-i) Çöktürme işini yaptırmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çöktürücü

çöktürücü   Fr. Dépressif, ive 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 

"çöktürücü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çöktürülme

çöktürülme

a. Çöktürülmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük