çökilek
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüYağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüsf. 1. Çökmüş olan: “Kumral saçlarının çevrelediği çökkün yüzünü eğerek elindeki iğne oyalı kar beyaz mendile uzun uzun sümkürdü.” -E. Şafak. 2. zf. mec. Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan: “Gerçekten de çökkün, üzgün ve zavallı bulmuştu onu.” -T. Buğra.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çökkünleşmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(nsz) Çökkün duruma gelmek.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çökkün olma durumu: “Üzerinde bir çökkünlük varsa da geçicidir.” -R. H. Karay.
Güncel Türkçe SözlükPınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüPınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüPınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAbanmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüHafif çökmüş yer.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüa. 1. Çökmek işi. 2. jeol. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
Güncel Türkçe SözlükYeraltındaki boşluklar üzerinde, örtünün dayanıklılığını yitirmesiyle oluşan deprem.
BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971Kafatası ve leğen kemiklerinde görülen içe doğru çökme kırığı, impresyon kırığı, enfonsement kırık.
BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü(nsz) 1. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak: Toprak çökmek. Yol çökmek. 2. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak: Tavan çökmek. Döşeme çökmek. Ev çökmek. 3. (-e) Çömelmek: ?Suyun başına çöküp ellerini, yüzünü yıkamaya koyuldu.? -H. F. Ozansoy. 4. (-e) Oturmak, birdenbire oturmak: ?Soluk soluğa yere çöktü.? -F. R. Atay. 5. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak: ?Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu.? -Y. K. Karaosmanoğlu. 6. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak: ?Kadının yanakları daha fazla çöktü.? -H. E. Adıvar. 7. Basmak, yayılmak: ?Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor.? -N. F. Kısakürek. 8. Sis, duman vb. inerek kaplamak: ?Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir.? -S. Birsel. 9. mec. Sarsılıp dinçliğini yitirmek: ?Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür.? -R. H. Karay. 10. Tortu dibe inmek. 11. mec. Son bulmak, yıkılıp dağılmak: ?Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi.? -A. Gündüz. 12. (-e) mec. Yoğun bir biçimde duymak: ?Mustafa Kemal'in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü.? -F. R. Atay.
Güncel Türkçe SözlükKazma.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüTahterevalliye benzeyen, yalnız iki ucuna binince dönen, bir çeşit çocuk oyuncağı.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇukur yer.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSincap.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇökük, alçak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir şeyin kımıldamasını önlemek için kullanılan ağırlık, baskı, çivi
Tarama Sözlüğü 1965a. Çöktürmek işi.
Güncel Türkçe SözlükBir çökelek oluşumu (nadiren çökeleğin kaybolması) ile ilgili gravimetrik ve titrimetrik yöntemler.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007a. Pis suyun arıtılması amacıyla birbirini izleyen çeşitli havuzlarda kimyasal işlemlerle çöktürüldüğü havuz.
Güncel Türkçe SözlükBir çözeltideki tayin edilecek türlerin titrant ile çok az çözünen bir bileşik oluşturduğu titrasyon türü.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007(-i) Çökmesine yol açmak, çökmesine sebep olmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çöktürtmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Çöktürme işini yaptırmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çöktürülmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük