çalışma hayatı
a. Düşünsel veya bedensel gücün emekçi tarafından bir mal veya hizmet üretmek için kullanıldığı süreç.
Güncel Türkçe Sözlüka. Düşünsel veya bedensel gücün emekçi tarafından bir mal veya hizmet üretmek için kullanıldığı süreç.
Güncel Türkçe SözlükSahnede çalışırken, ışıklar dışında kullanılan ışık. Bu ışıklar salonu ve sahneyi denetleyen karartıcılara değil, ayrı bir çevirgece bağlıdır.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983İşçi ve işveren davranışları ile emek piyasasının işleyişini; ücret, işlendirme ve gelir ilişkilerini inceleyen iktisadın bir alt dalı.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004Çalışma yaşamındaki işçi-işveren örgütleri ile devletin işlev ve rollerini, birbirleriyle karşılıklı ilişkilerini düzenleyen ve çözümleyen süreç.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004a. Bir konuda iş yapmak için resmî kuruluşlardan alınan izin, çalışma ruhsatı.
Güncel Türkçe Sözlükİşletmenin sabit maliyetlerinin toplam maliyetleri içerisindeki payı.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004Bir işletmenin satış hacmindeki yüzde değişmenin işletmenin vergi öncesi kârında yarattığı yüzde değişme.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004a. Herhangi bir suçtan tutuklu bulunan kimselerin, ceza süresi boyunca değişik amaçlı işlerde, toplu olarak çalıştırıldıkları yer.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çalışma hayatına başlayan işçiye işveren tarafından verilen, onun işçilik durumunu gösteren belge.
Güncel Türkçe SözlükSahne üstündeki çeşitli mekanik ve teknik işlerin yapılmasında kullanılan demir köprü, büyük tiyatrolarda bu köprü yalnızca çerçeve sahnenin iç üstünde değil, aynı zamanda yanlara doğrudur.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983Sahnenin çalışma köprülerinde çalışan işçileri denetleyen işçibaşı.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983Sahnenin çalışma köprülerinde çalışan işçi. Bu işçilerin görevi palanga ve askıların inip çıkmasını, ışıldakların ayarlanmasını vb. işleri yapmaktır.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983a. Konutlarda çalışmak için özel olarak ayrılmış ve döşenmiş oda: “Burhan Belge çalışma odasından geliverdi.” -N. F. Kısakürek.
Güncel Türkçe Sözlüka. Çalışma izni: “Bakanlığın istediği bazı teknik donanımı ikmal edemedikleri için çalışma ruhsatı alamıyorlarmış.” -O. Aysu.
Güncel Türkçe Sözlüka. Belirlenmiş, planlanmış çalışma zamanı, iş saati.
Güncel Türkçe SözlükÇalışmaların yapıldığı yedek sahne.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983Öğrencilerin, bir ya da birkaç öğretmenin gözetimi altında ders çalıştığı yer.
BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974bk. taslak
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzubk. işletme sermayesi
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004İşyerlerinde yasalara göre belirlenip sınırlandırılan günlük ve haftalık çalışma saatleri.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004Çalışma saatlerinin bitimi ve kapılar kapandıktan sonra içerde yapılan işlem.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972Belirli bir görev için bir araya toplanmış uzmanlardan oluşan takım.
BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü 1981Yumrukoyunu çalışmalarında kullanılan içi dolu meşin top.
BSTS / Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü 1968müstahdem. ~ kullanan: istihdam eden (Borçlar Yasası, 55).
BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966Asal ve çalışma sahneleri dışında, bir oyunun hazırlanmasında kullanılan alan.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983a. Bir çalışma veya iş süresinde izlenen bilimsel ve metodik yöntem.
Güncel Türkçe Sözlük