Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

çalışma yükü

çalışma yükü   İng. working load 

Bir döşemin belli bir süre içerisinde akıttığı su miktarı.

 BSTS / Döşem Terimleri Sözlüğü 1969

çalışma-artık çalışma tüzüğü

çalışma-artık çalışma tüzüğü   İng. overtime regulations 

İşveren ve işçiye ilişkin olağandan çok çalıştırma ve çalışmaları düzenleyen karşılıklı süre ve koşulların tümünü kapsayan tüzük.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

çalışmacı

çalışmacı

a. Sağlık, yönetim bilimi gibi konularda çalışma yapan kimse: Sosyal çalışmacı.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalışmak

çalışmak

(nsz) 1. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak: ?Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz? -E. B. Koryürek. 2. Herhangi bir iş üzerinde olmak. 3. -de İşi veya görevi olmak, bulunmak: ?İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler.? -L. Tekin. 4. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. 5. (-e) Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak: ?Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim.? -R. H. Karay. 6. (-e) Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek: ?Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk.? -A. H. Tanpınar.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalışmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalışmayan nüfus

çalışmayan nüfus   İng. non-working population 

Nüfusun, üretimin herhangi bir dalında katkısı olmayan, ancak tüketime katılan bölümü.

 BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980

çalıştay

çalıştay

a. Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırabilme

çalıştırabilme

a. Çalıştırabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırabilmek

çalıştırabilmek

(-i) Çalıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştıran

çalıştıran

a. İşveren.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıcı

çalıştırıcı

a. sp. Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalıştırıcı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalıştırıcılı

çalıştırıcılı

sf. Çalıştırıcısı olan, antrenörlü.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıcılı çifteker sonaşamı

çalıştırıcılı çifteker sonaşamı   Osm. antrenörlü bisiklet rekoru 

Motorlu çalıştırıcı arkasında koşularak elde edilen çifteker sonaşımı.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çalıştırıcılı yarış

çalıştırıcılı yarış   Osm. antrenörlü yarış 

Büyük motosiklet, ticaret motorları, derni ya da tandem arkasında, çiftekerle koşularak yapılan yarış. Öndekine "çalıştırıcı", arkadaki çiftekerciye de "motorartçısı" denir.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çalıştırıcılık, -ğı

çalıştırıcılık, -ğı

a. Çalıştırıcının yaptığı iş, antrenörlük.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıcısız

çalıştırıcısız

sf. Çalıştırıcısı olmayan, antrenörsüz.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıcısız çifteker sonaşamları

çalıştırıcısız çifteker sonaşamları   Osm. antrenörsüz bisiklet rekoru 

Çalıştırıcısız çifteker sonaşamlarının tümüne verilen ad. Durmalı çıkışlı ve atılımlı çıkışlı olmak üzere iki dönüsü vardır. Değerlendirilmeleri, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrıdır.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çalıştırıcısız yarış

çalıştırıcısız yarış   Osm. antrenörsüz yarış 

Çalıştırıcısız olarak, yarışlıkta ya da yolda yapılan yarış.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çalıştırıcısız yol yarışı (saatli)

çalıştırıcısız yol yarışı (saatli)   Osm. antrenörsüz saate karşı yol yarışı 

Tek ya da takımların, aralıklı çıkışlarla koştukları ve zamanlarının ayrı ayrı ölçülmesiyle derecelendirildikleri yol yarışı.

 BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970

çalıştırıcısızlık, -ğı

çalıştırıcısızlık, -ğı

a. Çalıştırıcısız olma durumu, antrenörsüzlük.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırılabilme

çalıştırılabilme

a. Çalıştırılabilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırılabilmek

çalıştırılabilmek

(nsz) Çalıştırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırılış

çalıştırılış

a. Çalıştırılma işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırılma

çalıştırılma

a. Çalıştırılmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırılmak

çalıştırılmak

(nsz) Çalışması sağlanmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırış

çalıştırış

a. Çalıştırma işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıverme

çalıştırıverme

a. Çalıştırıvermek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırıvermek

çalıştırıvermek

(-i) (çalıştırı'vermek) Çabucak çalıştırmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

çalıştırma

çalıştırma

a. Çalıştırmak işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"çalıştırma" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

çalıştırma birimi

çalıştırma birimi   İng. run-time module 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

çalıştırma düğmesi

çalıştırma düğmesi

bk. düğme.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981