Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

ödenmiş taşıt gideri

ödenmiş taşıt gideri   İng. free of charge 

Mala ilişkin taşıt giderlerinin mal yola çıkarılırken ödenmiş olması.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ödenti

ödenti

a. Aidat.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödenti" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödeş

ödeş

Değişme, takas.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödeş olmak

ödeş olmak

Oyunda önce yenilip sonra kazanarak ödeşmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödeşim, ödeşme

ödeşim, ödeşme

takas.

 BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966

ödeşli olmak

ödeşli olmak

Lades tutuşmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödeşme

ödeşme

a. Ödeşmek işi, fit.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödeşmek

ödeşmek

(nsz, -le) 1. Birbirine olan borçları ödeyip alacak verecek bırakmamak. 2. Karşılık olarak benzer iş, hareket yapıp veya bir şey verip borçlu kalmamak: “İçinden, yarın paydosu biraz erken çalar, ödeşiriz diye düşündü.” -H. Taner.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödeşmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödeştirme

ödeştirme

a. Ödeştirmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödeştirmek

ödeştirmek

(-i) Ödeşme işini yaptırmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödeşüyh

ödeşüyh

Ödeşmiş.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödetebilme

ödetebilme

a. Ödetebilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödetebilmek

ödetebilmek

(-i, -e) Ödetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödetici

ödetici   İng. official who authorizes that a payment is to be made 

Devlet iş ve görevlerine ilişkin giderlerin geçici ya da kesin olarak ödenmesini sağlamak için, sayışmanlara yazılı olarak buyrukta bulunan ve izin veren kişi.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ödetilme

ödetilme

a. Ödetilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödetilmek

ödetilmek

(nsz) Ödetme işi yapılmak: “İlmini bilmediği hâlde tababete kalkışan adamın elinden çıkacak zarar kendisine ödetilir.” -N. F. Kısakürek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödetimci

ödetimci   İng. mandator of payment 

Gerçekleşen bir alacağın ilgilisine ödenebilmesi için sayışmana yazılı olarak buyuruda bulunan kişi.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ödetme

ödetme

a. Ödetmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödetmek

ödetmek

(-i, -e) Ödeme işini yaptırmak: “Şimdi Yusuf, işte o faturayı ödetiyordu.” -T. Buğra.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödettirme

ödettirme

a. Ödettirmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödettirmek

ödettirmek

(-i) Ödetme işini yaptırmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödev

ödev

a. 1. Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe: “Şimdiye kadar ihmal ettiğim için kendimi suçlu saydığım bir ödevi yerine getirdim.” -N. Hikmet. 2. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma: “Öğretmenleri ödev vermiş, ders çalışıyorlar.” -A. Ümit.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödev" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödev azalımı

ödev azalımı   Fr. Miopragie 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

ödev bilimi

ödev bilimi

a. Bir mesleği uygularken uyulması gereken ahlaki değer ve etik kuralları inceleyen bilim dalı, deontoloji.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödev bilimsel

ödev bilimsel

sf. Ödev bilimi ile ilgili, deontolojik.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödev bilmek (veya saymak)

ödev bilmek (veya saymak)

bir şey yapmayı kendisi için yerine getirilmesi zorunlu bir iş olarak kabul etmek, borç bilmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödev dağıtıcılığı

ödev dağıtıcılığı   İng. ought-distributivity 

(…) eşdeğerliğini dile getiren ödev mantığı kuralı.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödev değillemesi

ödev değillemesi   İng. deontic modality negation 

(…) eşdeğerliklerini dile getiren ödev mantığı kuralları.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödev etiği

ödev etiği   İng. duty based ethics 

Ödev duygusu dışında ahlaki değer taşıyan hiçbir motif olmadığını, bir eylemin sadece ödev ve yükümlülük duygusuyla yapıldığı zaman gerçek bir ahlaki değer taşıyabileceğini savunan etik görüş.

 BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

ödev mantığı

ödev mantığı   İng. deontic logic 

Temel mantığa ödevsel yöneticileri katmakla oluşturulan genleşmiş mantık dizgesi. || Anl. yükümlülük mantığı, düzgüsel dizgeler mantığı Ö ödev, İ izin yöneticileri olduğunda başlıca ödev mantığı kuralları şöyledir: (…)

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976