Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

ödev yöneticisi

ödev yöneticisi   İng. ought-operator 

p gibi bir önermeden Öp (p ödevdir) önermesini oluşturan doğrusal olmayan birli eklem. || Öp önermesinin (…) tamdurumunda doğru olması, p önermesinin (…) ın ödevsel almaşığı olan (...) gibi her tamdurumda doğru olması demektir. Ödev yöneticisinin ikillisi izin yöneticisidir: (…)

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödevbilim

ödevbilim   İng. deontology 

Herhangi bir meslekten olan kişilerin birbirleri ve başkaları ile olan ilişkilerinde izlemeleri gereken ahlak ilkeleri ve yerine getirmek zorunda bulundukları ödevler üzerinde duran bilim dalı.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

ödevce yetkin tamdurum

ödevce yetkin tamdurum   İng. deontically perfect world 

Ödev olan her durumun gerçek olduğu ya da biçimsel olarak: (...)koşulunu yerine getiren (...)tamdurumu.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödevcil

ödevcil

sf. Ödevine bağlı olan, ödevlerini yerine getirmeyi seven, vazifeşinas.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödevlendirilme

ödevlendirilme

a. Ödevlendirilmek işi veya durumu.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödevlendirilmek

ödevlendirilmek

(nsz) Ödevlendirme işine konu olmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödevlendirme

ödevlendirme

a. Ödevlendirmek işi veya durumu.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödevlendirmek

ödevlendirmek

(-i) Birine ödev vermek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödevler

ödevler   İng. duties 

Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ödevli

ödevli

sf. Ödev yüklenmiş olan, vazifeli.

 Güncel Türkçe Sözlük

Ödevlik edim

Ödevlik edim   İng. Prestation 

 BSTS / Türe Terimleri

ödevsel almaşıktık bağıntısı

ödevsel almaşıktık bağıntısı   İng. deontic alternativeness relation 

(…) de yansımalı olan (...) gibi bir almaşık bağıntısı.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödevsel önerme

ödevsel önerme   İng. deontic sentence 

İçinde en az bir ödevsel yönetici bulunan önerme.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödevsel sonuç

ödevsel sonuç   İng. deontic consequence 

q önermesinin p gibi önermenin ödevsel sonuç'u olması, Ö(p=>q) nun ödevler mantığında geçerli olması demektir.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödevsel yönetici

ödevsel yönetici   İng. deontic operator 

Ödev ile izin yöneticisi ya da bunlar yardımıyla tanımlanan doğrusal olmayan n-li eklem. Krş.. yasak yöneticisi.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

ödeye tutmak

ödeye tutmak

Borca karşı hapsetmek.

 Tarama Sözlüğü 1971

ödeyebilirlik

ödeyebilirlik   İng. solvency 

1. Bir kişi veya işletmenin vadesi dolduğunda borçlarını ödeyebilme yeteneği. 2. İşletmenin feshi durumunda mevcut varlıklarıyla yükümlülüklerini karşılayabilme gücü.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödeyebilirlik aralığı

ödeyebilirlik aralığı   İng. solvency magrin 

İşletmenin varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödeyebilirlik oranı

ödeyebilirlik oranı   İng. solvency ratio, cofficient of solvency 

İşletmenin yükümlülüklerinin varlıklarının içindeki payı.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödeyebilme

ödeyebilme

a. Ödeyebilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödeyebilme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödeyebilmek

ödeyebilmek

(-i) Ödeme imkânı veya olasılığı bulunmak: “Kendi canıyla bile ödeyebilir bu tutumunu.” -N. Uygur.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödeyemez

ödeyemez

âciz (bk. ödeme gücü olmayan).

 BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966

ödeyemezlik

ödeyemezlik

aciz (bk. ödeme güçsüzlüğü).

 BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966

ödeyen

ödeyen   İng. payer 

Borcunu ödeyen, parayı kendi ya da başkası adına ödeyen.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ödeyiverme

ödeyiverme

a. Ödeyivermek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödeyivermek

ödeyivermek

(-i) (ödeyi'vermek) Çabucak veya kısa sürede ödemek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödgel

ödgel

Kuvvetli (şeker, yağ için).

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödgönç

ödgönç

Öykü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödgüç

ödgüç

Öykü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödik

ödik

sevgi

 Divanü Lügati't-Türk 

"ödik" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.