Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

ödük etmek

ödük etmek

Yellenmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödüklemek

ödüklemek

Davar ve sığırları ikinci kez sağmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödükmek

ödükmek

Korkmak.

 Tarama Sözlüğü 1971

ödül

ödül

a. 1. Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat: “Ödül, yarıştırma kurumlarını giderek ellerinde topluyorlar.” -A. Ağaoğlu. 2. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödül" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödül almak

ödül almak

herhangi bir başarı karşısında armağana layık görülmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödül matrisi

ödül matrisi

bk. karar matrisi

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödül vermek

ödül vermek

ödüllendirmek.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirebilme

ödüllendirebilme

a. Ödüllendirebilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirebilmek

ödüllendirebilmek

(-i) Ödüllendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendiriliş

ödüllendiriliş

a. Ödüllendirilme işi: “Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir.” -T. Buğra.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirilme

ödüllendirilme

a. Ödüllendirilmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirilmek

ödüllendirilmek

(nsz) Ödüllendirme işi yapılmak: “Bir kitabım için üst üste ödüllendirildiğim zamanlarım oldu.” -A. Ağaoğlu.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirim

ödüllendirim   İng. bonification 

1. Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. 2. Vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. 3. Alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. 4. Sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödüllendirme

ödüllendirme

a. Ödüllendirmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllendirmek

ödüllendirmek

(-i) Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek, mükâfatlandırmak: “O yüzden, seni ödüllendirmek için sorunu cevapsız bırakmayacağım.” -İ. O. Anar.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüllenmek

ödüllenmek

Yaralanmak: Yüreğim ödüllendi.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ödüllü

ödüllü

1. Dertli, yaralı: Yüreği ödüllü. 2. Korkudan şaşırmış (kimse). 3. bk. ödürlü-1.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"ödüllü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödüllü yarışma duyurusu

ödüllü yarışma duyurusu

mükâfâtlı müsâbaka i’lânı.

 BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966

ödün

ödün

a. Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ödünleme, ivaz, taviz: “Kalabalığa verilen her ödün, verenleri kendi benliğinden, kişiliğinden uzaklaştırıyor.” -N. Cumalı.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ödün" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödün çizelgesi

ödün çizelgesi   İng. Schedule of concessions 

Uluslararası antlaşmalarla, başka ülkelere verilmiş bildirmelik ödünlerini bir arada gösteren çizelge. (Bugün bu ödünler genellikle GATT çerçevesinde alınıp verildiğinden, ödün çizelgesi denince, bu antlaşmaya göre verilen ve ona ekli olan çizelge anlaşılır.)

 BSTS / Gümrük Terimleri Sözlüğü 1972

ödün vermek

ödün vermek

ödünle uzlaşma sağlamak: “Karşılıklı ödünler vererek hoşgörü havası içinde dostluklarını sürdürüyorlardı.” -H. Topuz.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüncce

ödüncce

Ödünç olarak.

 Tarama Sözlüğü 1971

ödüncü

ödüncü

sf. Ödün veren, tavizci, tavizkâr: “Yüze gülücülüğün at oynattığı bir aydınlar ortamında küsebilmek bile insanı ödüncülerden ayıran bir nitelik oluyor.” -H. Taner.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödüncülük, -ğü

ödüncülük, -ğü

a. Ödüncü olma durumu, tavizcilik, tavizkârlık.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödünç alan

ödünç alan   İng. borrower 

Borç para alan kişi.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

"ödünç alan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ödünç almak

ödünç almak

ödünçlemek: “Kısa ve uzun vadeli hiçbir ödünç alma imkânı yoktu.” -F. R. Atay.

 Güncel Türkçe Sözlük

ödünç ayırcası

ödünç ayırcası   Osm. ikraz fonu 

Konut bankalarınca özel olarak kurulan ve konut edinmek isteyenlere kolay koşullarla ödünç vermekte kullanılan ayırca.

 BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980

ödünç kelime

ödünç kelime

bk. alıntı kelime.

 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003

ödünç sermaye

ödünç sermaye   İng. loaned capital 

İşletme dışındaki kişi veya kurumlardan işletmenin borçlandığı sermaye.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ödünç sözleşmesi

ödünç sözleşmesi

bk. borç sözleşmesi

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004