öendere
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüHayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüünl. Usanç, bezginlik, tiksinti vb. duygular anlatan bir söz: Öf, ne kaba adam! Öf, ne pis koku!
Güncel Türkçe SözlükDavarın kışın barındığı yurtlaktan daha küçük yer.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÖfke.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüElle ufalanmış hamurdan yapılan çorba.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü1. Bir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak. 2. Ovalamak : Bu leblebileri biraz daha öfelersen kabukları çıkar. 3. Masaj yapmak, ovmak. 4. Hamuru yoğurup yuvarlamak, topaç yapmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüHayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğübk. örneksel film kaydedici
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzua. Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap: ?Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey.? -A. Ümit.
Güncel Türkçe Sözlük“öfkeye kapıldığında bağırıp çağırmak insanı rahatlatır” anlamında kullanılan bir söz.
Güncel Türkçe Sözlük“öfkesine kapılarak iş gören sonunda güç duruma düşer” anlamında kullanılan bir söz: “Hanım, dedi, yapmayın, öfke ile kalkan ziyanla oturur!” -O. C. Kaygılı.
Güncel Türkçe SözlükÖzellikle küçük çocukların herhangi bir şeyi yapmaları engellendiği zaman gösterdikleri güçlü ve olağanüstü kızgınlık.
BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974çok sinirlendiğini belli etmek: “Hayatında kimseye sert muamele etmedi ve öfke yüzü göstermedi.” -N. F. Kısakürek.
Güncel Türkçe Sözlükfazla sinirlenmek: “Torununu gizlice tavan arasında saklamakta olduğunu öğrendiğinde öfkeden deliye dönmüştü.” -A. Kulin.
Güncel Türkçe Sözlüka. Öfkelendirmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Öfkelenmesine yol açmak, kızdırmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Öfkelenebilmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-e) Öfkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Güncel Türkçe Sözlüka. Öfkelenme işi: “Bütün öfkelenişlerimde olduğu gibi mırıldanıyordu.” -T. Buğra.
Güncel Türkçe Sözlüka. Öfkelenmek işi: “Ne kadar enerjim varsa öfkelenmeler, giyinmeler, anlatmalarla tükettiğimden artık konuşamazdım zaten.” -R. H. Karay.
Güncel Türkçe Sözlük(-e) Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek: “Her şeyden alınıyorlar, her şeye öfkeleniyorlar.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
Güncel Türkçe Sözlüksf. 1. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli: “Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum.” -H. E. Adıvar. 2. zf. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde: “Şarap kızılı vurmuş ablak yüzüyle öfkeli girdi içeri.” -O. Kemal.
Güncel Türkçe SözlükÖksürük.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüUyaranlar karşısında güç ve önemlerine uygun düşmeyecek biçimde aşırı tepki yapma eğilimi.
BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü 1974sf. Çok öfkeli (kimse): “... ha bire yenilmekte olduğu için zaten öfkesi burnunda bir altmışaltı tiryakisi kahveyi zamanında getirmedi diye kızıp...” -H. Taner.
Güncel Türkçe Sözlükçok kızmak, sakinleşmişken yeniden öfkelenmek, tekrar sinirlenmek.
Güncel Türkçe Sözlükkızgınlıkla ağır hakaret etmek.
Güncel Türkçe Sözlükiradesini kullanarak öfkesini gidermek.
Güncel Türkçe Sözlüksf. 1. Öfkelenmeyen. 2. Kızgın olmayan: “Öfkesiz bir sesle dedi ki ...” -R. H. Karay.
Güncel Türkçe Sözlüka. Öfkesiz olma durumu.
Güncel Türkçe Sözlük