Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

öfkeye kapılmak

öfkeye kapılmak

çok sinirlenmek, kızmak, hiddetlenmek: “Siz gelin de böyle bir adamın herhangi bir öfkeye kapılacağını tahmin edin.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

 Güncel Türkçe Sözlük

öfkürmek

öfkürmek

Tekkelerde yüksek sesle Tanrı'nın adını söylemek, zikretmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öflez

öflez

1. Zayıf, cılız, ölmek üzere olan. 2. Pörsümüş, yumuşamış.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"öflez" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öflezik

öflezik

Cılız: Bu buğday çok öflezik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öflezimek

öflezimek

Lambanın ışığı azalmak, sönmeye yüz tutmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öflü

öflü

Ünlü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öfnek

öfnek

Korkak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"öfnek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öfnezik

öfnezik

Zayıf, cılız, ölmek üzere olan.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öfotik zon

öfotik zon   İng. euphotic zone 

(Yun. eu: iyi; phos: ışık) Göl ve deniz ekosisteminde dikey olarak 100 m derinliğe kadar az çok ışığın girdiği bölge; fotik zonun üst tabakası.

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

"öfotik zon" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öfrü

öfrü

Korkunç.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öfürmek

öfürmek

Üflemek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öfürtmek

öfürtmek

Üflemek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ög

ög

Ön

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"ög" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ög < öñ

ög < öñ

Ön

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ögde

ögde

Eskiden, önce

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ögdi

ögdi

alkış

 Divanü Lügati't-Türk

öge

öge

a. 1. Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri, unsur, eleman. 2. Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, ilke, unsur. 3. db. Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri. 4. man. Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri: ?O savaşı başarıya ulaştıran en kuvvetli öge, ne yabancıdan gördüğümüz yardım ne de bugünkü özel girişimcilerin gayretleridir.? -N. Cumalı.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öge" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öge betiği

öge betiği   İng. item script 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

öge geçmek

öge geçmek

Öne geçmek, öncü olmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öge tegit

öge tegit

orta halli adamların büyüklerine ve hakan çocuklarının küçüklerine verilen ungun

 Divanü Lügati't-Türk

ögeç

ögeç

Üç yaşında erkek davar.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"ögeç" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Ögeday

Ögeday   Köken: Moğ. 

Cinsiyet: Erkek
1. Çok akıllı, bilgili. 2. Büyük Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın oğlu.

 Kişi Adları Sözlüğü

ögelemek

ögelemek

"öge? demek, ?öge? adı vermek

 Divanü Lügati't-Türk 

"ögelemek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ögelik

ögelik   Fr. Génie 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

Öger

Öger   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
Akıllı, bilgili kimse.

 Kişi Adları Sözlüğü

Ögesel uzun kangal

Ögesel uzun kangal   Osm. Uzun kangal 

 BSTS / Teknik Terimler - Elektroteknik 1949

ögeş

ögeş

Bir yaşlı erkek davar bk. ayrıca högeş

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Öget

Öget   Köken: T. 

Cinsiyet: Kız
1. Beğenilen, aranılan, övülen.2. İyi, güzel.
Cinsiyet: Erkek
1. Beğenilen, aranılan, övülen.2. İyi, güzel.

 Kişi Adları Sözlüğü

Ögetürk

Ögetürk   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
Akıllı, bilgili Türk.

 Kişi Adları Sözlüğü

ögey

ögey

Üvey.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"ögey" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.