Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

öğretim bilgisi

öğretim bilgisi

a. eğt. Öğretim ilke, yöntem ve yollarına ilişkin genel sorunları inceleyen bilgi dalı, didaktik.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretim bilgisi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretim elemanı

öğretim elemanı

a. Üniversitelerde eğitim, öğretim faaliyetlerini yürüten kimse.

 Güncel Türkçe Sözlük

öğretim gereci

öğretim gereci   İng. teaching material, instructional material 

Ders kitabı, sözlük, film vb. gibi öğretimde kullanılan türlü gereçlere verilen genel ad.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim görevlisi

öğretim görevlisi

a. Yükseköğretim kuruluşlarında öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici veya sürekli olarak görevlendirilen, ders veren ve uygulama yaptıran kimse.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretim görevlisi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretim ilkeleri

öğretim ilkeleri   İng. teaching principles 

Öğrencileri öğretim yoluyla belli eğitim amaçlarına ulaştırmada öğretmenlere yol gösteren ilkeler.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim kurulu

öğretim kurulu   İng. faculty, teaching staff 

1. Bir okulun yönetim ve öğretim ile ilgili işlerinden sorumlu kimselerden oluşan kurul. 2. Bir eğitim kurumunda görevli öğretmenlerin tümü.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim makinesi

öğretim makinesi   İng. teaching machine 

1. Öğrenciye, bir öğretmenin yardımı olmaksızın, soru-yanıt yöntemine göre kendi kendine öğrenme olanağı sağlayan mekanik aygıt. 2. Bir program sunan herhangi bir aygıta verilen ad.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim merkezi

öğretim merkezi   İng. teaching center 

Birbirine çok yakın yerleşme yerleri ile ulaşım koşullarının elverişli olduğu birden çok mahalle ve benzeri küçük yerlerdeki çocuklara ilköğretim olanağının sağlandığı merkez, bk. gezici öğretmenlik bölgesi.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim oyunu

öğretim oyunu   Alm. Lehrstück 

Belli bir konuyu, bir durumu öğretmek, seyirciyi bu görüş için kazanmak ereği ile hazırlanmış oyunlara denir. Örn. Brecht'in öğretim oyunları.

 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966

öğretim özgürlüğü

öğretim özgürlüğü   İng. academic freedom 

Gerek öğretim üyelerinin ve öğretmenlerin, gerekse öğrencilerin sansür, siyasal baskı ve her türlü korkudan uzak bir ortamda öğretme ve öğrenme olanağı bulması durumu.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim programı

öğretim programı

a. eğt. Bir okulu bitirmek veya bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan plan, ders programı, müfredat, müfredat programı.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretim programı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretim tekniği

öğretim tekniği   İng. teaching technique 

1. Öğretmenin, ders verirken benimsediği ve izlediği yol. 2. Öğretim gereçlerinin kullanılmasında ya da öğretim etkinliklerinin yönetiminde tutulan yol.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim ünitesi

öğretim ünitesi   İng. teaching unit 

Belli bir sınıfın ya da bir küme öğrencinin yapacağı bir ünite çalışmasıyle ilgili olarak öğretim etkinliklerine yol göstermek amacıyla hazırlanmış olan ayrıntılı plan. bk. kaynak ünite.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim üyesi

öğretim üyesi

a. Yükseköğretim kuruluşlarında görevli profesör, doçent ve yardımcı doçent, akademisyen.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretim üyesi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretim yardımcılığı

öğretim yardımcılığı

a. Öğretim yardımcısı olma durumu.

 Güncel Türkçe Sözlük

öğretim yardımcısı

öğretim yardımcısı

a. Yükseköğretim kurumlarında belirli süreler için görevlendirilen uzman, çevirici, araştırma görevlisi ve eğitim öğretim planlamacısı, öğretim görevlisi, okutman.

 Güncel Türkçe Sözlük

öğretim yılı

öğretim yılı

a. İlk ve ortaokul ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretim yılı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretim yöntemi

öğretim yöntemi   İng. teaching method 

1. Öğrencilerin özellikleri, ders araç ve gereçleri ile tüm öğrenme durumu göz önünde tutularak saptanan ve izlenen mantıklı yol. 2. Öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi ve öğretim gereçlerinin kullanılması bakımından ölçünleşmiş olan yol.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretim yükü

öğretim yükü   İng. teaching load 

Bir öğretmenin ders vermek, ders hazırlığı yapmak, ödev düzeltmek ve okuldaki öteki eğitim çalışmalarına katılmak için bir haftada harcadığı zamanın saat olarak tutarı.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretimde toplulaştırma

öğretimde toplulaştırma   İng. integration in teaching 

Çocuğun kavrayış gücünü göz önünde tutarak özellikle ilk ve orta okullarda ders konularını "üniteler" çevresinde toplama ya da ayrı ayrı okutulan dersleri gereken bağlantıları sağlayarak bir ders adı altında birleştirme, bk. toplu öğretim.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretime başlama izni

öğretime başlama izni

Yönetmelik ve öğretim programına ilişkin koşulları yerine getiren bir özel öğretim kurumuna öğretime başlaması için Millî Eğitim Bakanlığınca verilen izin.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretimin bireyselleştirilmesi

öğretimin bireyselleştirilmesi   İng. individualization of instruction 

1. Öğretim yöntem ve tekniklerinin uygulanımı ile öğretim gereçlerinin kullanımında, öğrenciler arasındaki bireysel değişikliklerin göz önünde tutulması. 2. Bütün öğretim etkinliklerinin bireysel gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenmesi.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

öğretimli roman

öğretimli roman   Fr. Roman didactique 

Okuyuculara her hangi bir bilgi vermek üzere yazılmış roman.

 BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948

öğretiş

öğretiş

a. Öğretme işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

öğretlemek

öğretlemek

Fitlemek, kışkırtmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öğretme

öğretme

a. Öğretmek işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

öğretme türü

öğretme türü   Fr. Genre didactique 

Bir öğretim amaciyle kaleme alınan yazılardan ibaret edebiyat türü.

 BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948

öğretmek

öğretmek

(-i, -e) 1. Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak: “Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış.” -R. H. Karay. 2. Yetenek kazandırmak. 3. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak: “Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır.” -B. Felek.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretmen

öğretmen

a. Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, muallim, muallime: “Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen.” -Y. Z. Ortaç.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"öğretmen" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

öğretmen kitaplığı

öğretmen kitaplığı   İng. teachers' library 

1. Okulda öğretmenlerin meslekî ve genel bilgilerini zenginleştirecek nitelikte kitapların bulunduğu kitaplık. 2. Belli bir bölgede görevli öğretmenlerin okuma ve yetişme gereksinmelerini karşılamak için kurulan kitaplık.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974