ölçme pipeti
Belirli bir hacmi en yüksek kapasitesine kadar akıtmak için kalibre edilmiş bir pipet.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007Belirli bir hacmi en yüksek kapasitesine kadar akıtmak için kalibre edilmiş bir pipet.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007Bir ölçme aracının ölçüm dizgesinden türeyen ve ölçüm konusuna uygulanmasına ilişkin işlemlerin tümü.
BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981Çocukların tanınması, uygun bir okula ya da işe yerleştirilmesi ve izlenmesi amacıyla çocuklara testler uygulayan ve sonuçlarını değerlendiren, genellikle kılavuzluk ve araştırma merkezlerinde çalışan uzman.
BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974Aydınlığın ölçüldüğü ya da belirlendiği yüzey.
BSTS / Aydınlatma Terimleri Sözlüğü 1973(-i) 1. En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek: “Dükkânda arşınla kumaş ölçmekle ömür çürütemeyeceğimi söyledim.” -N. Cumalı. 2. mec. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek: “Behiç cesaretini ölçtüğü zaman kendisini oldukça kuvvetli buldu.” -P. Safa.
Güncel Türkçe Sözlükgenel uygulayım: Herhangi bir ölçmenlik dalında öğrenim gören ya da çalışan kimse.
BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980Yeri karışlayarak yürüyen tırtılları, türlü tarım ve orman bitkisinde gelişen, türlü renkte, ince vücutlu, geniş kanatlı, ufakça kelebekler familyası.
BSTS / Asalakbilim Terimleri Sözlüğü 1970genel uygulayım: Yol, köprü, yapı, gemi ve uçak yapımıyla maden, su ve elektrik işleri gibi bayındırlık ve zanaatla ilgili uygulayımın birini konu edinen iş.
BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980Ortak bir ölçekle ölçülebilen.
BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983a. Ölçtürmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Ölçme işini yaptırmak: “Sanatı yol mühendislerine ölçtürmeyiniz.” -F. R. Atay.
Güncel Türkçe Sözlüka. 1. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. 2. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi: “Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür.” -R. E. Ünaydın. 3. Ölçme sonucu bulunan rakam: Odanın ölçüsü. 4. Belirlenmiş boyut: Elbise ölçüsü. Bel ölçüsü. 5. Ölçüt. 6. mec. Değer, itibar: “Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı.” -Y. Z. Ortaç. 7. mec. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu: Hiçbir şeyde ölçüyü aşmamalı. 8. ed. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. 9. müz. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.
Güncel Türkçe Sözlük1) herhangi bir şeyin boyutlarını ölçmek; 2) terzi vücut ölçülerini tespit etmek.
Güncel Türkçe Sözlük(Derleme., ölçü zarfı, nicelik zarfı, derece ve nicelik zarfı, azlık çokluk zarfı) Bir eylemin veya eylemsinin, bir sıfatın ya da başka bir belirtecin anlamını azlık çokluk bakımlarından etkileyen belirteç: Çok çalıştı; Az verdi; Çok söyleyeceğim var; Pek çok uğraştı; Biraz daha versen örneklerinde olduğu gibi.
BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü 1972Malların ağırlığı ya da sayı, baş, uzunluk oylum gibi ölçüleri üzerinden nasıl vergiye bağımlı tutulduğu gösteren gümrük bildirmeliği.
BSTS / Gümrük Terimleri Sözlüğü 1972a. Ölçü bilimi ile uğraşan kimse.
Güncel Türkçe Sözlüka. Ağırlıkları ve ölçüleri inceleyen bilim dalı, metroloji.
Güncel Türkçe SözlükYarışlık iç kıyısının 20 cm. dışından, yarışlık dolanımınca çizilen 4 cm. enindeki kırmızı çizgi. Buna "iç çizgi" de denir.
BSTS / Çiftteker Terimleri Sözlüğü 1970Bir uzayın ölçüsünün tanımlanmasında kullanılan gergen.
BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983Üst kısmında sıvının akışını kolaylaştıran, çeşitli çap ve boyda olan, silindir biçiminde, hacim ölçen camdan veya plastikten yapılmış kap, mezür.
BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri SözlüğüBoynu dar ve uzun olan, oylumu belli cam topar.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981bk. vurgu.
BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü 1974Ölçü ve tartı dolayısıyla nazımcının, kimi vakit düştüğü zorluk.
BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 19481. Ölçümler ve tartılarla uğraşan bilim dalı. 2. Ölçüler ve tartılar dizgesi.
BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980(...)
BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 2000(…)
BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983