Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

önalıştırma

önalıştırma   İng. fore-exercise 

Bir kimsenin, ileride kendisine uygulanacak bir teste hazırlanmak için, özel olarak düzenlenmiş örnek test maddelerinden yararlanarak yaptığı ön çalışma.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

önalmak

önalmak

Mutlu olmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önanamal

önanamal   İng. introduction 

Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar).

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

önatım lambası

önatım lambası   İng. projector lamp (İngiltere'de), projection lamp (Amerika'da) 

Işıklı elementi toplanmış, sıklaştırılmış ve uygun bir konuma getirilmiş (bazen, ampul ve dibi de uygun biçimlere getirilmiş) olan ve amaca uydurulmuş özel bir optik düzenin de yardımıyla, en az kayıpla bir ışık demeti vermeye yarayan lamba.

 BSTS / Aydınlatma Terimleri Sözlüğü 1973

önavurt ünsüzü

önavurt ünsüzü   İng. alveolar lateral 

(Derleme., önavurt konsonu, önavurtsu konson, yanlama titrek) Dil ucunun öndamağa çarpmasından oluşan ve dilin yanlarından akan ses : Dil, bel, el gibi sözcüklerdeki l sesi.

 BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü 1972

Önay

Önay   Köken: T. 

Cinsiyet: Kız
Ocak ayında doğan.
Cinsiyet: Erkek
Ocak ayında doğan.

 Kişi Adları Sözlüğü

önayak

önayak

a. “Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak” anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer: “Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş.” -A. Ümit.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"önayak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Önaydın

Önaydın   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
İlerisi, önü aydınlık olan.

 Kişi Adları Sözlüğü

önayrışım

önayrışım   İng. predis-sociation 

İki ya da daha çok öğecikli bir özdeciğin, ışınım erkesi soğulmakla ayrışma eğilimine girmesi.

 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983

önayrışma

önayrışma   İng. predissociation 

Öğecikler arasındaki gerilim erke eğrilerinin kesişmesi yüzünden beklenmedik yerde oluşan özdeciksel ayrışma.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978

önbağlam

önbağlam   İng. precontext 

Görgül bilgileri dizgelemek ve bu bilgilerin örtük olarak içerdiği çıkarımsal yapılamalara ulaşmak üzere başvurulan nedensellik, süreklilik, düzenlilik gibi genel kavram kalıpları.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

önbasan

önbasan

Kağnıda üstlüğün ön bölümü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önbasım

önbasım   İng. preprint 

1. Bir kitabın bir bölümünün, tümünden önce basılıp yayınlanması. 2. Bir seminer ya da kongreye sunulacak bildirinin, seminer ya da kongre toplanmadan önce yayınlanması.

 BSTS / Kitaplıkbilim Terimleri Sözlüğü 1974

önbel

önbel

Üvendirenin çivisi.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önbelleğe alma

önbelleğe alma   İng. caching 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

önbelleğe yerleştirme

önbelleğe yerleştirme   İng. cache (to) 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

önbellek

önbellek   İng. cache memory 

Ana bellek ile ana işlem birimi arasında kimi makinelerde yastık bellek olarak kullanılan küçük sığalı, büyük erişim hızlı bellek.

 BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü 1981

"önbellek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önbellek yöneticisi

önbellek yöneticisi   İng. cache manager 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

önbellekteki kopya

önbellekteki kopya   İng. cached copy 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

önbesi

önbesi   İng. protein 

Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978

önbeyin

önbeyin   İng. prosencepliale 

 BSTS / Dirilbilim Terimleri 1948

önbeze

önbeze

Kadın önlüğü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önbezi

önbezi

Kadın önlüğü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önbezi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önbileşen

önbileşen   İng. antecedent 

Bir koşullunun birinci anabileşeni; p => q koşullusunun önbileşeni p dir. || Anl. önerti.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

önbileşen değillemesi yanılımı

önbileşen değillemesi yanılımı   İng. negation of the antecedent 

(…) biçimindeki geçersiz çıkarımın geçerli sanılmasından doğan yanılımı.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

önbilgi

önbilgi   İng. prenotion 

(Durkheim) Bütün bilimlerin, özellikle de toplumbilimin temelinde yatan ve toplumsal olguların nesnel olarak tanınabilmesi için ortadan kaldırılması gereken ön tasarımlar.

 BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975

"önbilgi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önbölge

önbölge   İng. Forland 

Dağoluş deviminin yönelmiş bulunduğu alan.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

önbuzultaşı

önbuzultaşı   İng. End moraine, terminal moraine 

Buzulların duralama döneminde, akıntı yönünde oluşmuş taş parçalarından bileşik yüzey ve dip morenleri yığını.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

öncancılık

öncancılık   İng. pre-animism 

Cancılıktan önce, tektanrısal inançlara dayanan bir çağın varolduğuna ilişkin görüş. bk. can, cancılık.

 BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978

önce

önce

zf. (ö'nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: “Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim.” -B. Felek.

 Güncel Türkçe Sözlük