Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

önmek

önmek

1. Beklemek. 2. Gözetlemek, pusuya düşürmeye çalışmak. 3. Saklanmak : Karşı duvarın arkasına öndüm. 4. Birinin önüne çıkmak, yolunu kesmek. 5. Sezdirmeden birini izlemek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önmengene

önmengene   Osm. önmengene 

Marangoz tezgâhının ön sol yanında bulunan sıkıştırma düzeni.

 BSTS / Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü 1968

önmük

önmük

İş önlüğü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öñneç

öñneç

Bir yaşından dört yaşına kadar erkek koyun, koç.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önnek

önnek

Oturunca dize örtülen battaniye, örtü vb.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önneksiz

önneksiz

Çirkin, kılıksız (kimse).

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önnemek

önnemek

Bir şeyin önünü almak, engel olmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önnemek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önnemen

önnemen

1. İpten dokunmuş bir çeşit kilim. 2. Battaniye. 3. Dokuma.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önnemen" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önner

önner

Uç noktası : Tarlanın önneri.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önner" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önniceleme

önniceleme   İng. precoding 

Soru çizinliğinin düzenlenmesi sırasında yapılaştırılmış soruları izleyen yanıt seçenekleri ya da değerlerin uygun biçimde sayılanması.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

önnorm

önnorm   İng. prenorm 

Yarı normun başka bir adı.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 2000

Önnur

Önnur   Köken: T.+Ar. 

Cinsiyet: Kız
İlk çocuğa verilen bir ad.

 Kişi Adları Sözlüğü

önnük

önnük

İş önlüğü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önnük" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önnüyh

önnüyh

İş önlüğü.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"önnüyh" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önoda kan gölerimi

önoda kan gölerimi   Fr. Hyphéma, hypohéma, hypema 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

Önol

Önol   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
“Başta gel, önde ol” anlamında kullanılan bir ad.”

 Kişi Adları Sözlüğü

önolog, -ğu

önolog, -ğu    İng. enologue 

a. (l ince okunur) Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen kimse.

 Güncel Türkçe Sözlük

önoloji

önoloji    İng. enology 

a. (l ince okunur) Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen bilim dalı.

 Güncel Türkçe Sözlük

önosit

önosit   İng. oenocyte 

(Yun. oinos: şarap; kytos: boşluk) Böceklerde yağ dokusu ve trakeanın etrafında yığınlar teşkil eden ve deri değişimi devrelerine göre değişikliklere uğrayan büyük hücreler.

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

önositoid

önositoid

bk. önositoit

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

önositoit

önositoit   İng. oenocytoid 

(Yun. oinos: şarap; kytos: hücre; eidos: şekil) Böceklerde, özellikle pul kanatlılarda (Lepidoptera) görülen, oldukça büyük, 19 um kadar çapında, çekirdekleri küçük, sitoplâzmalarında az sayıda granül bulunan bir tip hemosit. Önositoid.

 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

önoynatım

önoynatım   İng. premiere, "première", first screening 

Sinema Öncelik oynatımı ile ilk oynatım arasında yer alan ya da öncelik oynatımı yapılmadığı vakit bazı önemli filmler için özel bir törenle yapılan oynatım.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

önoynatım eşlemi

önoynatım eşlemi   İng. preview print, show print (copy), general release print 

Sinema Önoynatım ya da özel bir oynatım için seçilmiş, üstün nitelikli eşlem.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

önoynatım sineması

önoynatım sineması   İng. first screening house 

Sinema Önoynatıma ayrılmış sinema.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

önoyun

önoyun

Bir oyunun bütününe bağlı, ama oyunu aydınlatıcı nitelikte, sözsüz ya da sözlü olarak oynanan ön bölüm.

 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966

önödeme

önödeme

bk. peşin ödeme 1

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

önödence

önödence   İng. Deposit 

Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca.

 BSTS / Gümrük Terimleri Sözlüğü 1972

"önödence" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

önödenceye bağlama

önödenceye bağlama   İng. Deposit 

Gümrük vergileri karşılığı önödence alma.

 BSTS / Gümrük Terimleri Sözlüğü 1972

önöğü

önöğü

İnatçı, ters (kimse).

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

önök

önök

Kedi, köpek yavrusu.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü