Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

ü, Ü

ü, Ü

Türk alfabesinin yirmi altıncı sırasında yer alan ve Ü adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ü, Ü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Übeyd

Übeyd   Köken: Ar. 

Cinsiyet: Erkek
bk. Übeyt

 Kişi Adları Sözlüğü

Übeyde

Übeyde   Köken: Ar. 

Cinsiyet: Kız
1. Küçük köle, kölecik.2. Kul.

 Kişi Adları Sözlüğü

Übeydullah

Übeydullah   Köken: Ar. 

Cinsiyet: Erkek
Tanrı'nın kulu.

 Kişi Adları Sözlüğü

Übeyt

Übeyt   Köken: Ar. 

Cinsiyet: Erkek
1. Küçük köle, kölecik.2. Kul.

 Kişi Adları Sözlüğü

übgük

übgük

(Çiğil) ibibik kuşu

 Divanü Lügati't-Türk 

"übgük" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

übübuk

übübuk

İbibik

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

übübük

übübük

İbibik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

übük

übük

İbik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"übük" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

übüklemek

übüklemek

1. Gagalamak, gagasıyla yem toplamak (kuş için). 2. Başparmakla işaretparmağının uçlarını kabın içine daldırarak yemek yemek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

übülük

übülük

Çelik çomak oyununda, çelik.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

übüp

übüp

ibibik kuşu

 Divanü Lügati't-Türk

üc

üc

Üç

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"üc" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ücbe

ücbe

Öfke.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

üce

üce

Yüce.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 

"üce" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ücek

ücek

İki tepe arasındaki yer, boğaz.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ücelmek

ücelmek

Büyümek, yücelmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ücey

ücey

Uç, taraf

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ücra

ücra

sf. (ücra:) Çok uçta, kenarda veya kıyıda köşede olan: “Oğlu savaşın birinde şehit düştü, iki kızı da evlenip ücra yerlere gittiler.” -Halikarnas Balıkçısı.

 Güncel Türkçe Sözlük

ücret

ücret    Ar. ucret 

a. 1. İş gücünün karşılığı olan para veya mal: “Ücret hizmet mukabilidir. Ne yapıyorsun ki sana para verelim?” -N. Hikmet. 2. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para: “Fiyatından daha yüksek bir ücretle satın aldı.” -P. Safa.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"ücret" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

ücret arttırımı

ücret arttırımı   İng. wage increase 

Alınmakta olan ücretlere doğrudan doğruya işverence ya da toplu sözleşmeler, hizmet bağıtlamalarıyla yapılan eklemeler.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ücret ayıracı

ücret ayıracı   İng. sliding scale 

Üretilen malların ederlerinin inip çıkışına göre saptanan ücretin, geçim göstergelerine göre uygulanan ölçümleme oranı.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ücret ayrımcılığı

ücret ayrımcılığı

bk. ücret farklılaştırması

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ücret birimi

ücret birimi   İng. wage unity 

Belirli bir zaman süresi ya da üretim birimi karşılığı ödenen para. (Her saatlik çalışma karşılığı 500 kr. ya da yapılan her parça iş nedeniyle ödenen belirli bir ücret.) gibi

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ücret çizelgesi

ücret çizelgesi   İng. wage sheet 

İşverenlerin her ay ödemekte oldukları ücretler için düzenlemek zorunda bulundukları ve bu ödemelere ilişkin bürüt tutarlarla yasal kesintileri ve ödenen net nicelikleri kapsayan çizelge.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ücret çizelgesi yerine geçen belgeler

ücret çizelgesi yerine geçen belgeler   İng. wage documents 

Devlete ilişkin genel, katma, özel yönetimli daire ve kuruluşlarla belediyelerin ve ekonomik devlet kuruluşlarının ücret ödemelerinde kullandıkları belgeler.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972

ücret dışı ödemeler

ücret dışı ödemeler   İng. fringe benefits 

Maaş veya ücret dışında, çalışanlara sağlanan her türlü hizmet ve olanaklar.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ücret dışı yararlar

ücret dışı yararlar

bk. ücret dışı ödemeler

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ücret dilimi

ücret dilimi   İng. wage bracket 

Ücret çizelgesinde işçinin kıdemini ve deneyimini gösteren dilim.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

ücret dizgeleri

ücret dizgeleri   İng. wage systems 

Günlük, haftalık ,aylık götürü yüzde temeli üzerine yapılan çeşitli biçimlerdeki ödemelere dayanak olan ücretin sayışımı ve verilmesini kapsayan çeşitli yöntem ve dizgeler.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972