Üsküfçü
Çanakkale ili, Ezine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Çanakkale ili, Ezine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
1. Gelinlik yapılan, sırmalı bir çeşit eski kumaş. 2. Kalın ipekli, değerli eski zaman kumaşlarından yapılan kolsuz düğün giysisi.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü1. Taranmış, bağlam yapılmış temiz keten. 2. Püsküllü, bir çeşit kır otu.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüTaranmış, bağlam yapılmış temiz keten
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBüyümemiş, küçük soğan
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüDeğerli, sevgili.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüİnce, düzgün dokulu keten kumaş.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüİnce yumuşak keten bezi.
Tarama Sözlüğü 1972Kırklareli ili, Üsküp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kırklareli ili, Üsküp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
a. hlk. Topraktan veya madenden yapılmış çorba tası, çukur çanak.
Güncel Türkçe SözlükDavulun, dövülen deri yüzeyi.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÖksürmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKovmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKesinlikle.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKesinlikle.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüa. Üslenmek işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-e) Bir yeri kendine üs seçerek orada yerleşmek.
Güncel Türkçe SözlükYüz biçimi.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAzerbaycan Türkçesi: üslubiyyat; Türkmen Türkçesi: stilistika; Gagauz Türkçesi: stilistika; Özbek Türkçesi: uslubşunóslik ~ stilistika; Uygur Türkçesi: stilistika; Tatar Türkçesi: stilistika; Başkurt Türkçesi: stilistika;Kmk: stilistika; Krç.-Malk.: stilistika; Nogay Türkçesi: stilistika; Kazak Türkçesi: stilistika; Kırgız Türkçesi: stilistika; Alt:: stilistika; Hakas Türkçesi: stilistika; Tuva Türkçesi: stilistika; Rusça: stilistika
BSTS / Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu 1997a. (üslu:bu, l ince okunur) 1. Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz: “Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir.” -A. Ş. Hisar. 2. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil: “Bu üslup ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor.” -R. H. Karay. 3. ed. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil: “Dili, üslubu, istiareleri, hayalleri herkesinkinden ayrı olan bu eserin mevzusunu bile başkalarınkine benzetmedi.” -A. H. Çelebi.
Güncel Türkçe Sözlüka. Üslubu beğenilen yazar.
Güncel Türkçe Sözlüka. ed. Üsluba gösterilen aşırı özen.
Güncel Türkçe Sözlüka. Üsluplaştırmak işi.
Güncel Türkçe Sözlük(-i) Doğal biçimlerin görünüş özelliklerini yitirmeden yalınlaştırılması ile motif oluşturmak.
Güncel Türkçe Sözlüksf. Üslubu olan: “On dokuzuncu asırda aşk, ömrünü üsluplu salonlarda geçirir oldu.” -F. R. Atay.
Güncel Türkçe Sözlüksf. Üslubu olmayan: “Arpa ambarlarını andıran üslupsuz kiliseler, başları düşük zayıf semerli beygirler.” -Ö. Seyfettin.
Güncel Türkçe Sözlüka. Üslupsuz olma durumu.
Güncel Türkçe Sözlük(Söz sanatı terimi) Fikirlerin, duyguların, hayallerin inceliklerini anlatmak için bulunan uygun kelime ve deyimlerin bolluğu.
BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948(matematik)
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963