Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

üstleme

üstleme   İng. imposition 

Bir görüş ya da düşünceyi benimsetmeye çalışma; bir nesneye yargı ya da değer yükleme.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

üstlence

üstlence   İng. role 

Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

üstlenici

üstlenici   İng. auspices 

Bir araştırmanın gerçekleşmesine ön ayak olan ve sorumluluğunu üstlenen kişi ya da kurum.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

üstlenim

üstlenim

a. Üstlenme işi.

 Güncel Türkçe Sözlük

üstlenme

üstlenme

a. Üstlenmek işi, deruhte: “Ortaklarım, çevirmenlik, olmazsa yazarlık görevini de benim üstlenmemi uygun bulmuşlardı.” -A. Ağaoğlu.

 Güncel Türkçe Sözlük

üstlenme sorunu hipotezi

üstlenme sorunu hipotezi

bk. üstlenme sorunu önsavı

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

üstlenme sorunu önsavı

üstlenme sorunu önsavı   İng. commitment problem hypothesis 

Finansal krizlerin ahlakî çöküntü ve ilk günah önsavından değil, kurumsal yapıların zayıflığı yüzünden kaynaklandığını ileri süren sav.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

üstlenmek

üstlenmek

(-i) Üstüne almak, yüklenmek, deruhte etmek: “Babam üzerinde durmamış, onun papara payını da üstlenen annem ise bunu bir mesele hâline getirip küplere binmişti resmen.” -E. Şafak.

 Güncel Türkçe Sözlük

üstlenti

üstlenti   İng. involvement 

Bir araştırma takımını oluşturan kişilerin üzerlerine aldıkları işlev ya da üstlence.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

üstleşik

üstleşik   Fr. Superpositif-ve 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

üstleştirim

üstleştirim   Fr. Super-position 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

üstlitoral bölge

üstlitoral bölge   İng. supralittoral zone 

Supralitoral bölge.

 BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

üstlü

üstlü

sf. 1. Belden üst kısmında giysi olan. 2. Üstü olan.

 Güncel Türkçe Sözlük

üstlük, -ğü

üstlük, -ğü

a. 1. Üst olma durumu. 2. En üste giyilen uzunca giysi.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"üstlük, -ğü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

üstmazısı

üstmazısı

Dokuma tezgâhında çözgü ipinin dolandığı yuvarlak ağaç.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

üstneojen

üstneojen   İng. pliocene 

Üçüncü zamanın beşinci bölümü ve bu bölümde çökeltilmiş olan katmanlar.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

üstnova

üstnova   İng. supernova 

Parlaklığı birdenbire 19 kadir parlayan değişen yıldız türü.

 BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969

üstnümülit

üstnümülit   İng. miocene 

Nümülit döneminin bölümlerinden biri. (a bk. nümülit dönemi)

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

üstok

üstok

bk. üstağaç

 BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976

Üstol

Üstol   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
“Değerli ol, yücel” anlamında kullanılan bir ad.”

 Kişi Adları Sözlüğü

üstoluşumlu maden yatağı

üstoluşumlu maden yatağı   İng. epigenetic ore deposit 

İçinde bulunduğu kayaçların oluşundan sonra ortaya çıkmış filiz yatağı.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

üstoluşumlu yarma koyak

üstoluşumlu yarma koyak   İng. superposed valley 

Üstteki yumuşak örtü katmanları içinde yataklarını kazdıktan sonra, temeldeki eski, sert katmanlar içine gömülerek açılmış derin boğaz biçimli koyak.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

üstoturakta olmak

üstoturakta olmak

Kavgaya hazır olmak: Sere de birader üstoturaktasın, hemen kavga etmek istiyorsun.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

üstözekkaç

üstözekkaç   İng. ultracentrifuge 

Dirilçoğuzları, özdecik ağırlıklarına göre ayırmaya yarayan aygıt.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978

"üstözekkaç" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

üstperm

üstperm   İng. upper permian 

Permienin üst katı.

 BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971

üstsel ağırlıklandırılmış hareketli ortalama

üstsel ağırlıklandırılmış hareketli ortalama   İng. EWMA 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü 

"üstsel ağırlıklandırılmış hareketli ortalama" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

üstsel aile

üstsel aile   İng. exponential family 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü

üstsel bağlaşım modeli

üstsel bağlaşım modeli   İng. exponential regression model 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü

üstsel büyüme

üstsel büyüme   İng. exponential growth 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü

üstsel dağılım

üstsel dağılım   İng. exponential distribution 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü