ığaç
Eskiden kullanılan bir çeşit uzunluk ölçüsü, fersah.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüEskiden kullanılan bir çeşit uzunluk ölçüsü, fersah.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüTopraktaki yaşlık, nem.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüöz. a. (ı'ğdır) Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Güncel Türkçe SözlükŞaşı göz.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüAralık (kapı için).
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBir şeye düşkün, alışkın.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüöz. a. Iğdır ilinden olan kimse.
Güncel Türkçe Sözlüköz. a. Iğdırlı olma durumu.
Güncel Türkçe Sözlük1. Kapıyı aralık bırakmak. 2. Eğdirmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüYarışmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüa. hlk. Yavaş akan su: Iğılda yüzmek kolaydır.
Güncel Türkçe Sözlükzf. Ağır ağır, yavaş yavaş: Çay ığıl ığıl akıyor.
Güncel Türkçe SözlükÇok yüklü, ağır bir şey yavaş yavaş sallanmak: Şu armut ağacına bak rüzgâr vurdukça ığıl ığıl ediyor.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇok şişman olmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüEt çok pişmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüYaş kaysı kurumaya yüz tutmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSu yavaş yavaş akmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKüçük bebek konuşur gibi sesler çıkarmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSaman çuvalı.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBilye ya da mazıyla oynanan bir çeşit çocuk oyunu.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü1. Dert, hastalık, ağrı, sızı. 2. Felâket.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüÇocuklara aniden gelen öldürücü bir hastalık.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüSürekli hastalıklı, dertli.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü1. İshal hastalığı, dizanteri. 2. Peklik, kabızlık.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüBasur hastalığı
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü1. bk. ıkınmak-1. 2. Bir iş yaparken ya da ağır yük taşırken ses çıkarmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKalabalığın çok ve kaynaşır durumda olduğunu anlatır: O ne galabalığıydı bi görseniz ığır ığır.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüKalabalık kaynaşmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları SözlüğüErzurum ili, Aras bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Tan vakti.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü