şakakcıl
şakakçıl tulukçul
şakakları ağarmak (veya beyazlanmak)
yaşlanmak: “Ben o eski adam değilim, şakaklarım nasıl beyazlanmış, görmüyor musun?” -Y. K. Karaosmanoğlu.
Güncel Türkçe Sözlükşakakları atmak
çok sinirlenmek: “Kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.” -Ö. Seyfettin.
Güncel Türkçe Sözlükşakakul
Tekesakalı da denilen bitkinin yenilebilen, ak, tatlı, gevrek kökü.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakalak
Küçük kavun, kelek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakalamak
Yarmak, bölmek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakalanmak
İkiye ayrılmak, parçalanmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakalaşabilme
a. Şakalaşabilmek işi.
Güncel Türkçe Sözlükşakalaşabilmek
(nsz, -le) Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Güncel Türkçe Sözlükşakalaşma
a. Şakalaşmak işi: “Bu şakalaşma sahnesi taşkın hareketler ve seyircilerin kahkahaları ile bir müddet devam eder.” -A. K. Tecer.
Güncel Türkçe Sözlükşakalaşmak
(nsz, -le) Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak: “Yanında getirdiği damadı ve torunu ile şakalaşıyordu.” -T. Buğra.
Güncel Türkçe SözlükŞakaloğlu
Erzincan ili, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
şakaloz
bk. çakaloz.
BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü 1974şakama
Güneşin en kızgın durumu.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakaman
1. Alçak gönüllü. 2. Şakacı.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakar
Şen, şakrak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakası yok
“hatır gönül tanımaz, gerekeni yapar” anlamında kullanılan bir söz.
Güncel Türkçe Sözlükşakasız
zf. Şaka yapmaksızın, ciddi olarak.
Güncel Türkçe Sözlükşakata
Hırçın, yaramaz.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakatur
Eriğe benzeyen, olgunlaştığında sarı renkli, mayhoş bir meyve.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğüşakaya almak
söylenilen gerçek sözü şaka gibi kabul etmek: “Mustafa Kemal Paşa, bu isteği ilk önce şakaya alarak şöyle cevaplandırmıştı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
Güncel Türkçe Sözlükşakaya gelmek
şakaya katlanır olmak: “Öyle zannedildiği gibi şakaya gelecek bir adam olmadığını göstermek için bu, ne güzel bir fırsattı!” -R. N. Güntekin.
Güncel Türkçe Sözlükşakaya gelmemek
1) şakaya dayanamamak; 2) hafifsemeye, savsaklamaya gelmemek.
Güncel Türkçe Sözlükşakaya getirmek
ciddi bir şeyi açıktan açığa söyleyemeyip şaka görünümü vererek söylemek: “Şakaya getirip söyledim, latife ediyordum.” -R. H. Karay.
Güncel Türkçe Sözlükşakaya sığınmak
şakaya vurmak: “Kaç kez şakaya sığınıp benzer yanıtlar vermişti.” -E. Atasü.
Güncel Türkçe Sözlükşakaya vurmak
ciddi bir söz veya davranışı şaka yoluyla geçiştirmek.
Güncel Türkçe Sözlükşakayı kakaya çevirmek
tkz. şakayken kaka olmak.
Güncel Türkçe Sözlükşakayık, -ğı
a. (şaka:yık) bit. b. Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula).
Güncel Türkçe Sözlük
Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?
