iPhone uygulamamız yayında!

Android uygulamamız yayında!

Araçlar sayfası yayında! Yardımcılar, şifreleyiciler, çeviriciler ve web siteniz için ücretsiz araçlar!

Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?Bulmaca Yardımcısı'nı denediniz mi?

Türkçe Heceleyici'yi denediniz mi?

Türkçe Karakter Temizleyici'yi denediniz mi?

Bizi Twitter'dan takip edin

seçkisiz sayılar

seçkisiz sayılar   İng. random, numbers 

Yinelenmeyen ve bir uzişi sağlamayan sayılar dizisi.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983

seçkisiz yanılgı

seçkisiz yanılgı   İng. random error, stochastic error 

Sayımbilimsel yöntemlerle kestirilebilen yanılgı.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983

Seçköy

Seçköy

Bursa ili, Demirtaş bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

seçme

seçme

a. 1. Seçmek işi, intihap, seleksiyon: “Kendine yeni bir meslek seçmesini bildiğinden dilencilikte karar kıldı.” -İ. O. Anar. 2. sf. Seçkin, seçilmiş: “Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor.” -N. F. Kısakürek.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçme aksiyomu

seçme aksiyomu   İng. axiom of choice 

"A boş olmayan kümelerin bir sınıfı olduğunda, A için bir seçme fonksiyonu vardır," aksiyomu. Bu aksiyom boş olmayan kümelerin çarpımının boş olmadığını ifade eder.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 2000

seçme belîti

seçme belîti   İng. axiom of choice 

Boş olmayan kümelerden oluşan bir boş olmayan kümeler takımının Dekart çarpımının da boş olmayacağını varlayan belit.

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983

seçme düzyazı

seçme düzyazı   Osm. münşeat 

Divan çağında, türlü düzyazıların dergisi.

 BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü 1974

seçme fonksiyonu

seçme fonksiyonu   İng. choice function 

(...)

 BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 2000

seçme gücü

seçme gücü   İng. 1. resolving power, resolution, 2. sharpness of vision 

Sinema/TV. 1. Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. 2. Gözün aynı özelliği gösteren niteliği.

 BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

seçme hakkı

seçme hakkı

a. huk. 1. Bir sözleşme ile belirlenen ödeme biçimi yerine bir diğerini koyabilme yetkisi, muhayyerlik, hakkıhıyar. 2. Herhangi bir seçimde oy kullanabilme hakkı.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçme hakkı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçme ilksavı

seçme ilksavı   İng. axiom of choice 

Herhangi bir kümeler kümesine karşılık, bu kümelerden birer öğe seçmekle oluşturulan kümenin varolduğunu dile getiren ilksav.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

seçme kuralları

seçme kuralları   İng. selection rules 

Nicemsel bir dizgenin, ışık etkisiyle hangi erke düzeylerinden hangilerine geçebileceğini saptayan kurallar.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978

seçme yanlılığı

seçme yanlılığı   İng. selection bias 

Örnek alırken belli sınırlar içinde seçiciyi özgür bırakan yargılı örnekleme tasarımlarının yol açabileceği yanlılık ya da olanaklı saptırma, bk. paylı örnekleme.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981

seçme yapıtlar

seçme yapıtlar   İng. selected works 

Çeşitli yapıtlardan bir amaca uygun olarak seçilen parçalardan ortaya çıkan yapıt, antoloji.

 BSTS / Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü 1971

seçme yetkisi

seçme yetkisi   İng. option, option contract 

Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

seçme yetkisi piyasası

seçme yetkisi piyasası   İng. option exchange 

Seçme yetkisi sözleşmelerinin alınıp satıldığı piyasa.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

seçme yetkisi primi

seçme yetkisi primi   İng. option premium 

Seçme yetkisini almak veya satmak için ödenen bedel.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

seçme-elemeyarışları

seçme-elemeyarışları   İng. Round (heat) and qualifying competition 

Tek bir yarışla sonuçlanamayacak denli çok atletin katıldığı yarışlarda, bir sonraki elemeye ya da sonlamaya girecekleri saptamak amacıyla yapılan yarış.

 BSTS / Atletizm Terimleri Sözlüğü 1976

seçmece

seçmece

sf. 1. Seçerek alınan veya satılan: Seçmece karpuz. 2. zf. (se'çmece) Seçme şartı ile, seçerek: Seçmece verirsen on tane alırım.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçmece" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçmeci

seçmeci

sf. Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.).

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçmeci" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçmeci usavurma

seçmeci usavurma   İng. eclectic reasoning 

Birbirlerine karşıt iki ya da daha çok yöntem, öğreti ya da kuram ile ilgili düşünce ya da görüşlerden seçilen öğelere dayanan usavurma.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

seçmeci uslamlama

seçmeci uslamlama   İng. eclectic reasoning 

Çelişik iki ya da daha çok görüş, kuram ya da dizgeden gerekli öğeleri seçerek yapılan uslamlama.

 BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü 1974

seçmeci yöntem

seçmeci yöntem   İng. eclectic method 

1.-Türlü yöntemlerden yararlanma düşüncesine dayanan ve birleştirici bir anlayışı yansıtan yöntem. 2. Gerekseme ve zorunluklar karşısında çoğunlukla yabancı dil öğretiminde baş vurulan, türlü yöntemlerin özelliklerini taşıyan karma yönteme verilen ad. 3. Resim-iş eğitiminde hem yol göstermeye hem de serbest anlatıma eşit derecede önem veren öğretim yöntemi.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974

seçmecilik, -ği

seçmecilik, -ği

a. fel. Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçmecilik, -ği" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Seçmeer

Seçmeer   Köken: T. 

Cinsiyet: Erkek
Seçilmiş, üstün kişi.

 Kişi Adları Sözlüğü

seçmek, -er

seçmek, -er

(-i) 1. Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak: Ben bu kitabı seçtim. 2. Birine oy vererek bir göreve getirmek: Biz sizi başkanlığa seçtik. 3. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek: “Benim ne akla hizmet edip de Almanca muallimliğini seçtiğime şaşıp şaşıp kalıyordu.” -H. Taner. 4. Ne olduğunu anlamak, fark etmek: “Sizler gezip tozmakta hür olduğunuz hâlde insan zekâsı ile bir adım ilerisini seçemiyorsunuz, sezemiyorsunuz.” -R. H. Karay. 5. Farklı görmek, üstün görmek. 6. Tercihini bir yönde kullanmak. 7. (nsz) Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek: O yemek seçer, her şeyi yemez.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçmek, -er" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçmeler

seçmeler

bk. Derimlik.

 BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948

"seçmeler" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçmeler mantığı

seçmeler mantığı   İng. logic of choice, prohairetic logic 

Yeğlemeler mantığı.

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976

seçmeli

seçmeli

sf. 1. Seçilebilen. 2. Zorunlu olmayan, selektif.

 Güncel Türkçe Sözlük 

"seçmeli" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

seçmeli ders

seçmeli ders

a. Seçmeli olarak alınabilecek ders, seçimlik ders.

 Güncel Türkçe Sözlük